<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Şifa Merkezi &#187; Kadın Hastalıkları</title>
	<atom:link href="http://www.sifamerkezi.com/kategori/kadin-hastaliklari/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.sifamerkezi.com</link>
	<description>Lokman Hekimin Tavsiyesi &#34;Sağlık için; çiğ yeme, sıcak yeme , çok yeme&#34;</description>
	<lastBuildDate>Tue, 20 Jul 2010 21:28:52 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>Ağrılı Aybaşı Hali</title>
		<link>http://www.sifamerkezi.com/agrili-aybasi-hali-2.html</link>
		<comments>http://www.sifamerkezi.com/agrili-aybasi-hali-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Dec 2009 21:49:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ağrılar]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sifamerkezi.com/?p=60</guid>
		<description><![CDATA[Ağrı   ağrılı aybaşı hali Tıp dilinde dysmenorrhoea/dismenore denilen bu hâl, özellikle aybaşı kanamasının başladığı ilk gün görülür. Bazı kimselerde, ağrılar aybaşı kanamasının başlamasından bir kaç gün önce ortaya çıkar ve kanamanın başlamasıyla kesilir. Bir kısmında da kanama başlamadan, kanama görülen günlerde ve sonraki birkaç gün içinde hissedilir. Bu çeşit ağrılara, çoğunlukla 18-24 yaşları arasındaki kadınlarda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ağrı  <br />
<img class="size-thumbnail wp-image-61 alignleft" title="reglagrisi" src="http://www.sifamerkezi.com/wp-content/uploads/2009/12/reglagrisi-150x150.jpg" alt="reglagrisi" width="150" height="150" />ağrılı aybaşı hali<br />
Tıp dilinde dysmenorrhoea/dismenore denilen bu hâl, özellikle aybaşı kanamasının başladığı ilk gün görülür. Bazı kimselerde, ağrılar aybaşı kanamasının başlamasından bir kaç gün önce ortaya çıkar ve kanamanın başlamasıyla kesilir. Bir kısmında da kanama başlamadan, kanama görülen günlerde ve sonraki birkaç gün içinde hissedilir. Bu çeşit ağrılara, çoğunlukla 18-24 yaşları arasındaki kadınlarda rastlanır. ağrı, göbek altında veya bacakların üst kısmında kasılmalar şeklinde başlar. Kusma görülebilir. Yüz, sararır ve terleme artar.<br />
ayak ağrıları<br />
<span id="more-60"></span><br />
Çoğunlukla yorgunluk, bağ yerlerinin burkulması, fazla kilo almak veya bazı hastalıklardan kaynaklanabilir. Önemli bir hastalıktan kaynaklanmayan ağrılarda yapılacak masaj ve dinlenme çok faydalı olur.<br />
baş ağrıları<br />
Baş ağrıları çeşitli nedenlerden kaynaklanır. Bunlar; şöyle sıralanabilir. Aşırı yemekten sonra görülen veya açlıktan kaynaklanan baş ağrıları. Göz, kulak veya burun hastalıklarından kaynaklanan baş ağrıları. Ateşli hastalıkların neden olduğu baş ağrıları. Alkol kullanmanın neden olduğu baş ağrıları. Kafa bölgesinde meydana gelen, kırık, ezik, çatlak veya sarsıntılardan kaynaklanan baş ağrıları. Beyin urlarının neden olduğu baş ağrıları. Kahve tiryakilerinde kahvesizlikten doğan baş ağrıları. Kabızlık çekenlerde görülen baş ağrıları. Saralılarda görülen baş ağrıları. Çikolata, sarımsak, lahana, yeşil biber, kuru yemiş yedikten sonra görülen, alerjik baş ağrıları. Menenjit hastalığının neden olduğu baş ağrıları. Fazla miktarda şekerli yiyecek yemekten doğan baş ağrıları. Diş hastalıklarının neden olduğu baş ağrıları. Fazla çalışma ve ruhi çöküntülerin neden olduğu baş ağrıları. Baş ağrılarının gerçek nedenini bulabilmek için mutlaka doktora başvurulmalıdır.<br />
bel ağrısı<br />
Esaslı bir hastalıktan kaynaklanmayan bel ağrıları, çoğunlukla yorgunluk sonrası görülür. Dinlenmekle geçer. Uzun süren bel ağrılarında mutlaka doktora görünmek gerekir.<br />
boğaz ağrısı<br />
Havasızlıktan, toz, sigara içmek, burun tıkanıklığı, dişeti iltihabı gibi nedenlerden kaynaklanır.<br />
böbrek ağrısı<br />
Böbrek ağrısının nedenleri çeşitlidir. Bunlar arasında: böbrek taşı, böbreklerden idrar akışının tıkanıklık nedeniyle düzensizliği, böbrek uru, böbreklerden çıkan zehirli atıkları mesaneye taşıyan borularda taş, ur veya kan pıhtısı, böbrek apsesi olabilir. ağrılar sırasında terleme ve kusma da görülebilir.<br />
çağrışım (fikir iştirakı)<br />
Bir düşüncenin, fikrin, anının kendiliğinden otomatik olarak başka düşünceleri bilinç alanına getirmesidir.<br />
çağrışımların gevşemesi<br />
Fikirlerin tümüyle ilişkisiz biçimde bir konudan diğerine atladığı düşünce akışı; ağır ise konuşma dikişsiz (enkoheran) olabilir.<br />
diş ağrısı<br />
Diş ağrısı; dişin çürümesi, minesinin aşınması, dişetlerinin iltihaplanması veya bunlara benzer nedenlerden kaynaklanır.<br />
göz ağrısı<br />
Göz ağrısının nedenleri çeşitlidir. Az ışıkta çalışmak sonucu gözlerin yorulması, gözdeki herhangi bir kısmın iltihaplanmış olması, göze yabancı bir cisim kaçmış olması, sinüzit, yarım başağrısı, grip, nezle ve ateşli hastalıklar göz ağrısına neden olabilir. Önce hastalığın nedenini tespit etmek gerekir.<br />
kalp ağrısı<br />
Kalp üzerinde hissedilen ağrıya tıp dilinde prekardiyal ağrı denir. Kalp ağrısı nefes darlığı ve şok ile görülürse; enfarktüs krizinden şüphe edilir. Bu gibi durumlarda hastayı fazla hareket ettirmemek, istirahat etmesini sağlamak ve doktora başvurmak gerekir. Kalbin ön kısmında devamlı olarak ağrı varsa; nedeni psikolojik olabilir.<br />
karın ağrısı<br />
Karın boşluğunda bulunan mide, bağırsaklar, karaciğer, safra kesesi, pankreas, dalak, böbrekler, idrar torbası ve kadınlarda yumurtalık veya rahimde görülen herhangi bir rahatsızlık, karnın çeşitli yerlerinde ağrılara yol açar. Bu nedenle karın ağrılarının nedenleri pek çoktur. Karın ağrıları, hastalığın yerine ve özelliğine göre ya aniden ya da yavaş yavaş başlar. ağrı ile birlikte bulantı, kusma, ishal, ve ateş de görülebilir. Kısa sürede geçmeyen karın ağrılarında, mutlaka bir doktora başvurmak gerekir. Doktora danışmadan ilaç, müshil almak çok tehlikeli sonuçlar doğurabilir.<br />
klang çağrışım (anlamsız çağrışım)<br />
Anlam bakımından bağlantısı olmayan ancak ses uyumu olan sözcüklerin birbirini izlemesi.<br />
kulak ağrısı<br />
Kulak ağrısı başka bir hastalığın belirtisidir. Kulak borusu zarı iltihabı, kulak nezlesi, ortakulak iltihabı, kulak yolundaki çıban, boyun bezeleri, yüz nevraljisi, bademcik iltihabı veya çene mafsalındaki hastalık, kulak ağrısına neden olabilir. Bu nedenle doktora başvurmak gerekir.<br />
kulunç ağrısı<br />
Şiddetli ağrılara ve özellikle kalınbağırsak kaslarının kasılması sonucu meydana gelen ve omuz başlarında hissedilen ağrılara, halk arasında kulunç denir. Bu çeşit ağrıların bazıları sabit, bazıları da gezici ağrı şeklindedir. Kalınbağırsağın kasılmasından kaynaklanan bu çeşit ağrılara, tıp dilinde kolik denir.<br />
sinirsel ağrılar<br />
Bu çeşit ağrılar, genelikle küt ağrı şeklindedir. Vücudun her yerinde hissedilebilir. Ama, çoğunlukla kalp çevresindeki ağrılardan şikayet edilir. Bazı kimseler de başlarını tıpkı bir çember gibi sıkan baş ağrılarından şikayet ederler. İşte bu çeşit ağrılar, bedeni bir arızadan kaynaklanmıyorsa, sinirsel ağrılardır.<br />
uyaklı ( klang ) çağrışım<br />
Ses olarak benzeyen , ancak anlamları benzemeyen sözcüklerin çağrışımı.<br />
adamotu<br />
Zehirli bir bitkidir. ağrı kesici, yatıştırıcı, cinsel gücü arttırıcı etkileri vardır. Rast gele kullanıldığında zararlı olur. <br />
ağız yaraları<br />
Ağız yaraları, &#8220;basit&#8221; ve &#8220;derin&#8221; veya &#8220;sert kenarlı&#8221; yaralar olmak üzere iki grupta toplanabilir. Çoğunlukla, üşütme veya hazımsızlıktan kaynaklanır. Yaraların etrafı, kırmızı bir çizgi ile çevrilidir. Başlangıçta, içi su dolu kabarcıklar halindedirler. Sonradan patlayarak etrafa yayılır ve sancılı ağrılara neden olurlar. Çocuklarda; kızamık ve çiçek hastalıkları sırasında da aynı yaralar meydana gelebilir.<br />
analjezik<br />
ağrı kesici.<br />
anestezi<br />
Ameliyat sırasında hastanın ağrı duymaması için, ameliyattan önce hastaya değişik ilaçlar verilir. Hastanın bilincini yitirerek uykuya geçmesine narkoz, böylece vücudundaki ağrıları duyamayacak duruma gelmesine anestezi, bu duyu yitimine yol açan maddeler<br />
apandisit<br />
Körbağırsağın iltahaplanması sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır. Müzmin apandisitte; kat’iyetle ilaç verilmez. Ameliyat gerekir. Had apandisit; karnın ortasından başlayıp, sağ alt kısma yerleşen bir ağrı ile kendini gösterir. Hazımsızlık ve gazdan şikayet edilir. Kusma görülebilir bazen de miğde bulantısı olur.<br />
artralji<br />
Eklem ağrısı<br />
astım<br />
Hasta, kriz geldiği zaman soluk almakta zorluk çektiğini zanneder, gerçekte nefes vermekte zorluk vardır. Bunun nedeni de, akciğerlerdeki küçük hava borularının daralmasıdır. Buralardan geçen hava, ıslığa benzeyen bir ses çıkarır, ki buna hırıltı denir. Astım, bir kaç grup nedenden kaynaklanır. Bunların başında da bünye gelir. Yani, bazı kimselerde baş ağrısı ne kadar tabi bir şeyse, diğerlerinde de astım o kadar doğaldır. Bazı kimseler, toz, kıl, yumurta, süt, aspirin, çiçek tozu ve benzeri şeylere karşı hassastırlar. Bu hassasiyet, astım krizleri şeklinde kendini gösterir. Tedavi için, hastayı etkileyecek bu unsurların ortadan kaldırılması yapılacak ilk iştir. Aşırı heyecan veya korku da astım krizine yol açabilir. Bu gibi durumlarda hastayı sakinleştirmek yapılacak ilk iştir. Bazı kimselerde de, Had Bronşit sonucu astım krizi görülebilir. Kalp yetmezliği de astım krizine neden olabilir.<br />
astigmatlık<br />
Göz yuvarlağı çaplarının düzensiz olması sonucu ortaya çıkan bir çeşit göz bozukluğudur. Hasta; noktaları bir çizgi halinde görür. Çoğunlukla doğuştandır. Miyopluk veya hipermetroplukla beraber de görülebilir. Bazı astigmatlar, baş ağrılarından da şikayet ederler. Tedavi için doktorun vereceği gözlüğü kullanmak gerekir.<br />
ateş<br />
Vücut sıcaklığının yükselmesine ateş denir. Vücut sıcaklığı bedenin her yerinde aynı değildir. Örneğin; termometre ağıza konulduğunda görülen ısı, koltuk altına konulduğunda gösterdiği ısıdan 0,5 derece daha düşüktür. Diğer taraftan, vücut ısısı gün boyunca da 0,5 derece oynar. Sabahın erken saatlerinde ısı düşük, akşam saatlerinde yüksektir. Vücut ısısı 36,2 &#8211; 37,5 arasında ise normaldir. Ateşle birlikte; üşütme, titreme, baş ağrısı, bunalma, huzursuzluk, vücut kırgınlığı, iştahsızlık, kabızlık, sayıklama, havale veya koyu renkli idrar çıkarmada görülebilir. Ateşin nedeni, genellikle soğuk algınlığı, grip, bademcik iltihabı, boğaz ağrısı, bronşit, sinüzit, kulak iltihabı, bağırsak iltihabı veya böbrek hastalıklarından biri olabilir. Bu nedenle tedaviden önce nedeni tespit etmek gerekir.<br />
ayak burkulması<br />
Yürürken, koşarken veya atlarken ayak kaslarının beklenmedik bir durumla karşılaşması sonucu görülür. Burkulmadan hemen sonra ağrı, şişme ve morarma olabilir.<br />
ayak çıbanı<br />
Ayak derisindeki ter bezleri ve kıl keselerinin mikroplanması sonucu ortaya çıkar. Çıban yerinde, ilk önce sert ve kırmızı bir kabartı belirir. ağrı vardır. Sonra iltihaplanır. Çıbanı sıkmamak gerekir.<br />
backache<br />
sırt ve bel bölgesinde hissedilen ağrı.<br />
bademcik iltihabı<br />
Bademciklerin iltihaplanmasına tıp dilinde tonsilit denir. Bademcikler şiş, kırmızı ve yeşilimtrak beyaz renkte cerahatlı görünümdedir. Yutkunma sırasında ağrı yapar. Hastada kırıklık, baş ağrısı ve vücut ağrıları vardır. Hastalık birdenbire üşütme ve ateş ile başlar. Gereği gibi tedavi edilmezse orta kulak iltihabı, böbrek iltihabı, romatizma ve kalp hastalıklarına neden olabilir.<br />
basınçlı konuşma<br />
Düşüncelerden gelen aşırı baskı sonucunda durdurulamayan çağrışımlardan oluşan yüksek sesli konuşma<br />
başdönmeleri<br />
Hasta, kendisinin veya etrafındaki eşyanın boşlukta döndüğünden şikayet eder. Tıp dilinde vertigo denen baş dönmelerinin nedenleri çeşitlidir. Bunlardan başlıcaları şunlardır: Kulak ağrısı. Araç tutmaları. Ani hava değişimi. Bazı göz hastalıkları. İlaç zehirlenmeleri. Düşük veya yüksek tansiyon. Damar sertliği ve bazı kalp hastalıkları. Kansızlık ve kan hastalıkları. Mikrobik hastalıklar. Beyin hastalıkları. Sara ve bazı ruh hastalıkları. Tedaviye başlanmadan önce hastalığın gerçek nedeninin tespit edilmesi gerekir. Baş dönmelerine yapılacak ilk iş; hemen oturmak veya öne eğilmek ve mümkünse hemen yatmaktır. Baş dönmesi sık sık oluyorsa mutlaka bir doktora gitmek gerekir.<br />
belsoğukluğu<br />
Tıp dilinde gonore denilen bir çeşit zührevi hastalıktır. Cinsi münasebetle bulaşır. İdrar yollarında acıma, yanma, şişlik ve akıntı ile belirir. Akıntı cerahatlıdır. Bu cerehat ellere bulaşacak ve eller de gözlere sürülecek olursa, körlüğe neden olabilir. Kadınlarda da, beyazımtırak cerahatlı akıntı, sık sık idrara gitme, idrar yaparken ağrı ve yanma ile kendini gösterir. Üreme organlarında akıntı görüldüğünde, mutlaka tedavi edilmesi gerekir. Aksi halde kendisinde bel soğukluğu görülen, bu hastalığı cinsel ilişkide bulunduğu herkese bulaştırır.<br />
böbrek iltihabı<br />
Böbreklerin iç kısımlarının iltihaplanmasıdır. Tıp dilinde piyelonefrit adı verilir. İki çeşiti vardır: Akut Böbrek İltihabı : Ani olarak ortaya çıkan, titreme, kaburga altlarında ve yanlarında başlayıp, kasıklara kadar yayılan bir ağrı ile kendini gösterir. Sık sık idrara gitmek ihtiyacı duyulur. İdrar çıkarken de yanma ve ağrı hissedilir. İlk önlem olarak belin iki yanına sıcak su torbası konur. Bol su, limonata ve açık çay içilir. Kronik Böbrek İltihabı : Akut böbrek iltihabının gereği gibi tedavi edilmemiş olması, kronik böbrek iltihabının başlıca nedenidir. Hastada iştahsızlık, ateş, halsizlik, baş ağrısı, ağrılı idrar etme ve bel ağrıları görülür. Yapılacak ilk iş, bol bol meyva suları içmek ve aşağıdaki reçetelerden birini uygulamaktır. Ayrıca tuz ve hayvani gıdalar azaltılmalıdır.<br />
böbrek taşı<br />
İdrarda bulunan oksalat billurlarının meydana getirdiği böbrek taşları, kum tanesi kadar olabildiği gibi pinpon topu büyüklüğünde de olabilir. Ufak taşlar böbrekten kolaylıkla çıkabilr. Büyükler ise böbreklerden mesaneye giderken şiddetli ağrılara neden olur Göğsün yukarı ve ön kısmında, kaburgaların altında, ani ve kıvrandırıcı ağrı hissedilir. Terleme ve kusma da görülebilir. İdrarın rengi bulanık ve bazen kanlıdır.<br />
brakiyalji<br />
Kol ağrısı.<br />
bronşit<br />
Akciğerlere giden havayollarının iç yüzündeki zarın iltihaplanmasıdır. Akut ve kronik olarak iki gruba ayrılır. Akut Bronşit : Genellikle grip, kızamık, boğmaca veya tifo gibi hastalıklar sırasında görülür. Sisli ve soğuk havalarda çok rahatsız olurlar. Hastalığın başlangıcında kuru ve ağrılı öksürük, az yapışkan balgam, sonraları sümüksü cerahatli balgam ile hafif ateş ve halsizlik görülür. Mutlaka tedavi edilmesi gerekir. Kronik Bronşit : Bu çeşit bronşitte; havayollarını yağlayan bezler büyümüş, iç yüzlerinde bulunan tüyler görevini yapamaz olmuştur. Mutlaka tedavi edilmesi gerekir. Her iki bronşitte de yapılacak ilk iş sigarayı bırakıp istirahat etmektir.<br />
burkulmalar<br />
El ve ayak bilekleri herhangi bir kaza sonucu burkulabilir. Bu gibi durumlarda, bilekte ağrı ve şişme görülür. Yapılacak ilk iş, burkulan yeri rahat bir duruma sokmaktır.<br />
çekem<br />
Fructus Visci albi Kabız, idrar artırıcı, kusturucu, kuvvet verici ve tansiyon düşürücü etkileri vardır. Romatizma ağrılarında kullanılır.  <br />
çocuk felci<br />
Omuriliğin ön kordonlarının iltihaplanması sonucu felçle neticelenen bir hastalıktır. Tıp dilinde poliomelitis denir. Bilhassa yaz ve sonbahar aylarında görülür. Nedeni bir çeşit virüstür. Lağım sularının yiyeceklere bulaşması, sineklerin taşıdığı mikroplar, hastalığa yakalanmış kişinin ağız ve burnundan çıkan damlacıklarla bulaşır. Çocuk felcine küçükler yakalanabileceği gibi büyükler de yakalanabilir. Hastalık mikrop kapıldıktan 7-21 gün içinde ortaya çıkar. Hastada ateş, baş ağrısı, boğaz ağrısı, kusma, yorgunluk, boyunda kasılma, ve sırt ağrıları vardır. Hastalığın ilk günlerinde gerekli tedaviye başlanmazsa, özellikle kol ve bacaklarda felç görülür. Hastalığın başlangıcında hastayı diğer kimselerden ayırmak ve yatırmak gerekir. Çocuk felcinden korunmak için Salk aşısı veya Sabin aşısı yaptırmak gerekir. Bu aşının ilki çocuk 6 aylık olmadan önce, ikincisi ilk aşıdan 2 ay sonra, üçüncüsü, ikinci aşıdan 6 ay sonra yapılır. 5 ve 15 yaşlarında da tekrarlanır. Tedavi için mutlaka doktora başvurmak gerekir.<br />
Ağrı için Şifalı Bitkiler<br />
Şifalı Bitkiler &gt; Bitkiler, Bitki Çayları, Meyveler, Sebzeler, Baharatlar<br />
aspir<br />
Flos Carthami Romatizma ağrılarına karşı etkilidir. Dahilen terletici, kurt düşürücü ve adet getiricidir.  <br />
badem<br />
Bedeni ve zihni yorgunluğu giderir. Böbrek, mesane ve tenasül yollarındaki iltihapları giderir. Baş ağrısı, karaciğer ve böbrek ağrılarını hafifletir. <br />
bakla<br />
İdrar yollarını temizler. Böbrek ağrılarını dindirir. Böbrek iltihaplarını giderir. Böbrek kum ve taşlarının düşürülmesine yardımcı olur. <br />
baldıran ( ağuotu)<br />
Nemli yerlerde yetişen, 1-2 metre boyunda zehirli bir bitkidir.Ev ilaçlarında kullanılmaz.Tıpta, özellikle dişçilik alanında kullanılır.ağrı kesici, spazm giderici ve siyatik, tetanoz ile epilepsi hastalıklarinin tedavisinde kullanılır. <br />
banotu<br />
Yumuşak tüylü, otsu bir bitki. Gavur haşhaşı adıyla da bilinmektedir.Meyve çok tohumlu ve bir kapakla açılıp tohumlarını saçan bir kapsüldür.Altı türü vardır. (Siyah Banotu) ile (Mısır Banotu) tedavi sahasında kullanılır. Mısır Banotu Malatya civarında bulunmaktadır. Bilhassa alkaloit endüstrisi için önemlidir. Siyah Banotu hemen hemen bütün Anadolu ve Trakya’da bulunur. Meyvaları çanak yapraklar tarafından sarılan, kapak ile açılan bir kapsüldür. Bu kapsül içinde gri esmer renkli, üzerinde küçük çukurcuklar bulunan çok miktarda tohum bulunur.Bitkinin kullanılan kısmı; yaprakları, kökü ve tohumlarıdır. Yapraklar, bitki çiçekli iken toplanır ve kurutulur. Tohumlar tamamen olgunlaştıktan sonra alınır, güneşte ya da 40-50 derecelik fırınlarda kurutulur. Kuvvetli bir uyuşturucu ve ağrı kesicidir. Bazi müshillerin tesir edebilmesini kolaylaştırır. Bilmeden kullanıldığında zehirlenmelere sebeb olan bir bitkidir. <br />
biberiye yağı<br />
Oleum Rosmarini Haricen romatizma ağrılarını dindirici olarak kullanılır.  <br />
çamtere-bentin yağı<br />
Oleum Terebinthinae Neft yağı olarak da tanınır. Hari- cen romatizma ağrılarını giderici ve saçları besleyici olarak kullanılır <br />
çilek<br />
Körpe ve bol sulu çilekler sistemi temizliyor. Cilt sorunları olanlar için de iyi bir meyvedir. Böbrek, idrar yolları ve bağırsak sorunları için de birebirdir. Ayrıca diş etlerini güçlendiriyor, dişlerdeki tartarı önlüyor, ağız kokularını ve boğaz ağrılarını gideriyor. Çilekte yüksek oranda C vitamini bulunduğu gibi, yüksek tansiyon ve kolesterolü düşüren maddeler içeriyor. Çilek C vitamini ihtiyacını karşılar. Ayrıca bol miktarda potasyum içerir ve lifli besinler arasında önemli bir yer tutar. Diyabetli hastalar, çileğe şeker ilave etmemek şaartıyla bu meyveyi bol bol yiyebilirler. <br />
çörekotu<br />
İştah açar. Vücuda kuvvet ve dinçlik verir. Hazmı kolaylaştırır. Mide ve bağırsak gazlarını söker. Koklanacak olursa baş ağrısını keser. <br />
dağçayı<br />
Sideritis Uyarıcı, gaz söktürücü, iştah açıcı ve mide ağrılarını kesici özelliklere sahiptirler.  <br />
defne<br />
Terletir, ateşi düşürür. Vücuda rahatlık verir. İdrar ve adet söktürür. İştah açar. Sinir ağrılarını dindirir <br />
defne yağı<br />
Lauri expressum Romatizma ağrılarını dindirici ve vücut parazitlerini öldürücüdür. Ayrıca, saç dökülmesini de önler. <br />
günlük<br />
Gummi Olibanum Dahilen kuvvet verici, yatıştırıcı, kabız, idrar artırıcı, adet söktürücü, adet getirici ve romatizma ağrılarını dindiricidir.  <br />
güzelavratotu<br />
ağrı kesici ilaç yapımında kullanılır. Ayrıca, mide, barsak, astım, kalp, sinir ve beyin hastalıklarının tedavisi için yapılan ilaçlarda da kullanılmaktadır.  <br />
hardal tohumu<br />
Sinapis nigrae Haricen lapası, yakısı ve banyosu yapılir. Kanı cilde toplamak ve ağrı kesmek için kullanılır.  <br />
haşhaş<br />
Bitkinin kullanılan kısımları ham meyvelerinin çizilmesi ile elde edilen afyon, kurutulmuş ham meyveler, yapraklar, tohumları ve tohumlarından elde edilen yağıdır.Bilhassa hâricen kullanılan bâzı merhemlerin bileşimine girer ve ağrı dindiricidir.Bileşiminde toplanma zamanına göre değişen afyon alkaloitleri vardır. Harici ağrı dindirici olarak, özellikle diş hekimliğinde kullanılır. Tohumlarının yağı ise, tohumları soğukta tazyik edilmesi sûretiyle elde edilen yağdır. Soğukta elde edilen yağın bileşiminde asitler az, sıcakta elde edilen yağın ise asitleri fazladır. Soğukta elde edilen yağ, bâzı merhemlerin bileşimine girer. Sıcakta elde edilen yağ, yemek yağı ve sanayide sabun yapımında kullanılır. İçerdiği zehirli maddeli dolayısıyla, hekim kontrolü ve tavsiyesi olmadan kesinlikle kullanılmamalıdır. <br />
hayıt<br />
İdrar söktürür. Sancıları keser. Aybaşı kanamalarını düzenler. Anne sütünü artırır. Hazımsızlığı giderir. Karın ağrısı ve ishali keser. Ayak şişlerini indirir. Akrep ve arı sokmalarında kullanılır.  <br />
hindistancevizi<br />
İdrar söktürür. Böbreklerdeki kum ve taşların düşürülmesine yardımcı olur. Mide ağrılarını giderir. <br />
hodan<br />
Bitkinin çiçekleri ve yaprakları kullanılır. Fazla miktarda müsilaj, reçine, mâdenî tuzlar taşır. Yapraklar ve çiçekler ter verici, idrar ve balgam söktürücüdür. Boğaz ağrılarına ve öksürüğe karsı kullanılır.  <br />
kantaron<br />
Çayı kuvvet verici, iştah açıcı, ateş düşürücü ve hazmı kolaylaştırıcı olarak verilir. Ayrıca astım ve mide ağrılarında da faydalı olduğu bilinir. <br />
karabaş otu<br />
ağrıları dindirir. Kalbe kuvvet verir. Balgam söker. Uyuşukluk giderir, zindelik verir.  <br />
karanfil<br />
Mikropları öldürür. ağrıları dindirir. Sinirleri uyarır. Hazmı kolaylaştırır. Koku giderir. İştah açar. <br />
karanfil yağı<br />
Oleum Caryophylli Dişhekimliğinde antiseptik ve ağrı kesici olarak, dahilen ise gaz söktürücü olarak kullanılır. <br />
kekik yağı<br />
Oleum Thymi Dahilen safra artırıcı, kurt düşürücü ve ağrı dindirici, haricen ise antiseptik olarak kullanılır.  <br />
kiraz<br />
Aspirin yerine kiraz Kiraz yemek ağrıların dindirilmesinde aspirinden çok daha etkili oluyor. Michigan eyaletinde yaşayanlar, bu yörede çok yetiştiğinden, bol bol kiraz yiyorlar. Kimileri bu meyvenin gut ve mafsal iltihabından kaynaklanan ağrılara birebir olduğunu ileri sürüyor. Michigan Eyalet Üniversitesi&#8217;nden Muraleedharan Nair kirazda bulunan ve &#8221;antosiyanin&#8221; olarak bilinen kırmızı renkteki kimyasalların bu etkiyi yaratabileceğine dikkat çekiyor. Nair ve ekibi genelde uygulanana deneylerden yararlanarak söz konusu belişimlerin aspirin ve ibuprofen gibi ağrı kesicilerde bulunan enzimleri içerip içermediğini araştırdı. Ardından kimyasalların serbest radikallerin zararlı etkilerini yok edici özelliklerini inceleyerek bunları vitaminlerle karşılaştırdı. Sonuçta, 20 kirazda 12-25 miligram arasında antosiyanin bulunduğu ve bu maddenin ağrı kesici etkisinin aspirinden on kat daha fazla olduğu görüldü. Kirazda bulunan antosiyanin maddesinin E ve Ca vitaminlerine benzer antioksidan etkiler yarattığına da tanık olundu. Nair&#8217;e göre, günde 20 kiraz yemek bir aspirin almakla özdeş etki yaratıyor. Nair kirazdaki antosiyaninin tablete dönüştürülmesine çalışıyor. <br />
kuşburnu<br />
Çok yoğun vitamin zenginliği nedeniyle gözlerin dostudur. Vücuda dirilik sağlar. 100 gram kuşburnunda bir sandık portakala eşdeğer C vitamini vardır. İyi bir raşitizm ilacı, etkin bir kan temizleyicisidir. Güçlü bir kurt düşürücü ve bağırsak yumuşatıcısıdır. Mide kramplarına ve sindirim sistemi zorluklarına karşı faydalıdır. Romatizma ağrılarını gideriyor. Basur tedavisinde iyi sonuç veriyor. <br />
melissa<br />
Yapraklar yatıştırıcı, mîdevî, gaz söktürücü, terletici ve antiseptik etkilere sâhiptir. Huzursuzluk ve sıkıntıları giderir. Hafıza zayıflığına faydalıdır. Baş dönmesi ve kulak çınlaması gibi şikayetleri keser. Hazımsızlık, baş ağrısı ve migrende de faydalıdır. Daha çok çay hâlinde kullanılır.  <br />
mine çiçeği (güvercin otu)<br />
Tıbbî olarak, kabız edici, teskin edici etkisi vardır. Baş ve mafsal ağrılarını dindirir. Yorgunluğu ve uykusuzluğu giderir. <br />
nane<br />
Yapraklari çay hâlinde yatıştırıcı, mîdevî, gaz söktürücü, bulantıyı giderici olarak kullanılır. Bunun yanında çeşitli ilâçların terkibinde kullanıldığı gibi, yaprakları çiğ veya kurutulmuş olarak yemeklere konur. Nâne esansı, çok miktarda zehir etkili olmasına karşılık az miktarı mîde ağrılarına ve bulantılara karşı kullanılabilir. Nâne uçucu yağı da oldukça fazla kullanılan bir yağdır.  <br />
papatya<br />
Çiçek durumu başları, çiçek açmadan önce toplanarak gölgede kurutulur.Çay hâlinde sabahları aç karnına bir bardak içilebilir. İdrar çoğaltıcı, iştah açıcı, yatıştırıcı ve gaz söktürücü etkilere sâhiptir. Basur memelerinde ağrı kesici, tedâvi edici etkiye sâhiptir. Boyar madde olarak da kullanılır.  <br />
patlıcan<br />
Kansızlığı giderir. Karaciger ve pankreasın düzenli çalışmasını sağlar. Kilo vermeye yardımcı olur. Böbrek yanmaları ve ağrılarını keser. Sinirleri yatıştırır. Kalp çarpıntılarını giderir. Cilt hastalıkları, şeker, mide, barsak ve karaciğer hastalıkları aşırı derecede olanlar yememelidir.  <br />
üzerklik<br />
Bağırsak kurdundan prostata, hemoroitten karın ağrısına pek çok hastalığa iyi gelmektedir. <br />
zeytin<br />
Zeytinyağı, safrayı artırır. Karaciğeri çalıştırır. Karaciğer ağrılarını keser. Sarılıkta faydalıdır. Yaprak ve kabukları yüksek tansiyonu düşürür. Kandaki şeker miktarını düşürür. Bağırsak solucanlarının düşürülmesine yardımcı olur.  <br />
Aranan kelimeler: Ağrı, Ağrı Hastalığı, Ağrı Tedavisi, Ağrı Hastalıkları, Ağrı için Şifalı Bitkiler ve Nöroloji&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sifamerkezi.com/agrili-aybasi-hali-2.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ağrılı aybaşı hali</title>
		<link>http://www.sifamerkezi.com/agrili-aybasi-hali.html</link>
		<comments>http://www.sifamerkezi.com/agrili-aybasi-hali.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Dec 2009 21:33:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ağrılar]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sifamerkezi.com/?p=48</guid>
		<description><![CDATA[Ağrılı aybaşı hali Tıp dilinde dysmenorrhoea/dismenore denilen bu hâl, özellikle aybaşı kanamasının başladığı ilk gün görülür. Bazı kimselerde, ağrılar aybaşı kanamasının başlamasından bir kaç gün önce ortaya çıkar ve kanamanın başlamasıyla kesilir. Bir kısmında da kanama başlamadan, kanama görülen günlerde ve sonraki birkaç gün içinde hissedilir. Bu çeşit ağrılara, çoğunlukla 18-24 yaşları arasındaki kadınlarda rastlanır. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="size-thumbnail wp-image-49 alignleft" title="aybasi" src="http://www.sifamerkezi.com/wp-content/uploads/2009/12/aybasi-150x150.jpg" alt="aybasi" width="150" height="150" />Ağrılı aybaşı hali<br />
Tıp dilinde dysmenorrhoea/dismenore denilen bu hâl, özellikle aybaşı kanamasının başladığı ilk gün görülür. Bazı kimselerde, ağrılar aybaşı kanamasının başlamasından bir kaç gün önce ortaya çıkar ve kanamanın başlamasıyla kesilir. Bir kısmında da kanama başlamadan, kanama görülen günlerde ve sonraki birkaç gün içinde hissedilir. Bu çeşit ağrılara, çoğunlukla 18-24 yaşları arasındaki kadınlarda rastlanır. Ağrı, göbek altında veya bacakların üst kısmında kasılmalar şeklinde başlar. Kusma görülebilir. Yüz, sararır ve terleme artar.</p>
<p><span id="more-48"></span><br />
Aybaşı kanaması azlığı<br />
Aybaşı kanının normal miktarı; sağlam kadınlarda 7-77 gram arasında değişir. Çoğunda 27-75 gram arasındadır. Ortalama miktar 50 gram kabul edilir. Aybaşı kanının yukarıda belirtilen miktarlardan az olması, çoğunlukla ruhsal durumla veya kansızlıkla ilgilidir.</p>
<p>Aybaşı kanaması yokluğu<br />
Genç bir kız buluğ çağına geldiği halde, aybaşı görmeye başlamamışsa, aybaşı yokluğundan söz edilir. Bu durum karaciğer hastalıklarından, kansızlıktan veya tiroit bezi bozukluğundan kaynaklanabilir. Öncelikle nedeni bulmak gerekir. Normal aybaşı gören kadının da; kansızlık, karaciğer rahatsızlıkları, beslenme bozuklukları, veya tiroid bezi hastalıkları sonucu aybaşı kanamaları kesilebilir. Öte yandan aybaşı yokluğu, gebeliğin veya menapozun işareti olabilir</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sifamerkezi.com/agrili-aybasi-hali.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İlk Yardım</title>
		<link>http://www.sifamerkezi.com/ilk-yardim.html</link>
		<comments>http://www.sifamerkezi.com/ilk-yardim.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Dec 2009 20:27:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alerji]]></category>
		<category><![CDATA[Ağrılar]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[İlk Yardım]]></category>
		<category><![CDATA[Ağrı - Sızı]]></category>
		<category><![CDATA[Ağrılı aybaşı hali]]></category>
		<category><![CDATA[Alerjen Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Alerji Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Alerjik dermatit]]></category>
		<category><![CDATA[Alerjik Rinit nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Anestezi_nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Anjin]]></category>
		<category><![CDATA[Anne Sütü]]></category>
		<category><![CDATA[Apandisit]]></category>
		<category><![CDATA[Araştırma Yöntemleri]]></category>
		<category><![CDATA[Aşı Tablosu]]></category>
		<category><![CDATA[Astım Bronşit]]></category>
		<category><![CDATA[Ayak ağrıları]]></category>
		<category><![CDATA[Bademcik İltihabı]]></category>
		<category><![CDATA[Baş ağrıları]]></category>
		<category><![CDATA[Baş-Boyun kanserleri]]></category>
		<category><![CDATA[Bayılma]]></category>
		<category><![CDATA[Bebeğiniz Duyuyor mu?]]></category>
		<category><![CDATA[Bebeğiniz ve Uyku]]></category>
		<category><![CDATA[Bebeğiniz Yeteri Kadar Besleniyor mu?]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek ve Siz]]></category>
		<category><![CDATA[Bebekte Gaz Sancısı]]></category>
		<category><![CDATA[Bel ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[Bel Fıtığı]]></category>
		<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Biyolojik Terimler]]></category>
		<category><![CDATA[Bizim Yöntemimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Böbrek ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[Boğaz ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[Boğmaca]]></category>
		<category><![CDATA[Botoks nedir?]]></category>
		<category><![CDATA[Bulaşıcı Hastalıklardan Korunma]]></category>
		<category><![CDATA[Büyüme]]></category>
		<category><![CDATA[Cerrahi sperm]]></category>
		<category><![CDATA[Cerrahi sperm arama]]></category>
		<category><![CDATA[Cerrahi tedaviler]]></category>
		<category><![CDATA[Çıban]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsel estetik]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsel Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Çocukla Seyahat]]></category>
		<category><![CDATA[Çocukta Astım]]></category>
		<category><![CDATA[Çocukta Ateş]]></category>
		<category><![CDATA[Çocukta Kusma ve İshal]]></category>
		<category><![CDATA[Deri Kanserleri]]></category>
		<category><![CDATA[Diş ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[Diş Çürümesi]]></category>
		<category><![CDATA[Diyet]]></category>
		<category><![CDATA[Diyet bıraktıran bahaneler]]></category>
		<category><![CDATA[Diyet günlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Diyet hataları]]></category>
		<category><![CDATA[Diyet ipuçları]]></category>
		<category><![CDATA[Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[Doğum Sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[Döküntülü Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Down Sendromu nedir?]]></category>
		<category><![CDATA[Düşük Tansiyon]]></category>
		<category><![CDATA[Ek Besinler]]></category>
		<category><![CDATA[El yaralanmaları]]></category>
		<category><![CDATA[Emziren Anne Diyeti]]></category>
		<category><![CDATA[Emzirme Sorunları]]></category>
		<category><![CDATA[Estetik burun]]></category>
		<category><![CDATA[Estetik Cerrahi]]></category>
		<category><![CDATA[Ev Kazaları]]></category>
		<category><![CDATA[Gastrit]]></category>
		<category><![CDATA[Gebeliğe Hazırlık]]></category>
		<category><![CDATA[Gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[Gebelik dönemi]]></category>
		<category><![CDATA[Gebelik Haftaları]]></category>
		<category><![CDATA[Gebelik öncesi dönem]]></category>
		<category><![CDATA[Gebelik ve Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[Gebelikle İlgili]]></category>
		<category><![CDATA[Gebelikte Enfeksiyonlar]]></category>
		<category><![CDATA[Gebelikte Su Çiçeği]]></category>
		<category><![CDATA[Gebelikte Tetanoz Aşısı]]></category>
		<category><![CDATA[Gebelikte Vajinit]]></category>
		<category><![CDATA[Gelişim Aşamaları]]></category>
		<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Göz ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[Grip]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalık Problemler]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Hazımsızlık]]></category>
		<category><![CDATA[Hemoroid (Basur)]]></category>
		<category><![CDATA[Hepatit]]></category>
		<category><![CDATA[Hepatit B enfeksiyonu]]></category>
		<category><![CDATA[Hipertansiyon]]></category>
		<category><![CDATA[İlaçla Tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[İlk Yardım Nedir?]]></category>
		<category><![CDATA[İmplant yöntemi]]></category>
		<category><![CDATA[Kabakulak]]></category>
		<category><![CDATA[Kabızlık]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Kanser]]></category>
		<category><![CDATA[Kanser Belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[Kanser Nedir ?]]></category>
		<category><![CDATA[Karın ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[Karın estetiği]]></category>
		<category><![CDATA[Kireçlenme]]></category>
		<category><![CDATA[Kızamık]]></category>
		<category><![CDATA[Kızıl]]></category>
		<category><![CDATA[Kuduz]]></category>
		<category><![CDATA[Kulak ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[Kulak estetiği]]></category>
		<category><![CDATA[Kulunç ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[Lazer Epilasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Macunlar]]></category>
		<category><![CDATA[Meme estetiği]]></category>
		<category><![CDATA[Meme hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Meme Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[Menepoz Nedir?]]></category>
		<category><![CDATA[Mesane Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Mide Ülseri]]></category>
		<category><![CDATA[Mikroenjeksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[Plastik Cerrahi Nedir ?]]></category>
		<category><![CDATA[Romatizma]]></category>
		<category><![CDATA[Saç Dökülmesi]]></category>
		<category><![CDATA[Saç Niçin Dökülür?]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık problemleri]]></category>
		<category><![CDATA[Sarılık]]></category>
		<category><![CDATA[Şeker Hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[Selülite]]></category>
		<category><![CDATA[Sezeryan]]></category>
		<category><![CDATA[Şifa Merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[sık sorulan sorular]]></category>
		<category><![CDATA[Sıkça Sorulan Sorular]]></category>
		<category><![CDATA[Sindirim Bozuklukları]]></category>
		<category><![CDATA[Sinirsel ağrılar]]></category>
		<category><![CDATA[Sinüzit]]></category>
		<category><![CDATA[Şişmanlık]]></category>
		<category><![CDATA[Sivilce]]></category>
		<category><![CDATA[Soru Arşivi]]></category>
		<category><![CDATA[Su Çiçeği]]></category>
		<category><![CDATA[Suni Solunum]]></category>
		<category><![CDATA[Tifo]]></category>
		<category><![CDATA[Tümör ve Kanser]]></category>
		<category><![CDATA[Tüp Bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Tüp Bebek Aşamaları]]></category>
		<category><![CDATA[Tuvalet Eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[Ultrason]]></category>
		<category><![CDATA[Varisler]]></category>
		<category><![CDATA[Verem]]></category>
		<category><![CDATA[Yağ alma]]></category>
		<category><![CDATA[Yanlış Bilinenler]]></category>
		<category><![CDATA[Yaralanma]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni Doğan]]></category>
		<category><![CDATA[Yılancık]]></category>
		<category><![CDATA[Yüksek Tansiyon]]></category>
		<category><![CDATA[Zehirlenme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sifamerkezi.com/?p=3</guid>
		<description><![CDATA[TANIMI : Ani olarak hastalanan veya kazaya uğrayan kimseye anında, olay yerinde ve çevre imkanlarından yararlanılarak yapılan, tıbbi olmayan geçici müdahaleye İLKYARDIM denir. İLKYARDIMDA AMAÇLAR : 1- Hayat kurtarmak 2- Durumunu korumak 3- Sakatlıkları önlemek İLKYARDIMDA 6 SAFHA : 1- Tedbir (İlkyardımcının kendisinin ve kazazedenin güvenliğinin sağlanması) 2- Teşhis 3- Tedavi 4- Telekomünikasyon (haberleşme) 5- [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>TANIMI : Ani olarak hastalanan veya kazaya uğrayan kimseye anında, olay yerinde ve çevre imkanlarından yararlanılarak yapılan, tıbbi olmayan geçici müdahaleye İLKYARDIM denir.<br />
<span id="more-3"></span>İLKYARDIMDA AMAÇLAR :<br />
1- Hayat kurtarmak<br />
2- Durumunu korumak<br />
3- Sakatlıkları önlemek</p>
<p>İLKYARDIMDA 6 SAFHA :</p>
<p>1- Tedbir (İlkyardımcının kendisinin ve kazazedenin güvenliğinin sağlanması)</p>
<p>2- Teşhis</p>
<p>3- Tedavi</p>
<p>4- Telekomünikasyon (haberleşme)</p>
<p>5- Triaj (öncelikli kazazedenin belirlenmesi)</p>
<p>6- Taşıma</p>
<p>İLKYARDIMCI’ da bulunması gereken özellikler :</p>
<p>1- Her zaman tedbirli olmalıdır</p>
<p>2- Soğukkanlılığını korumalıdır</p>
<p>3- Cesaret gösterilerinden ve emin olmadığı uygulamalardan kaçınmalıdır</p>
<p>İLKYARDIM’ da haberleşebilecek telefon numaraları :</p>
<p>110 İtfaiye</p>
<p>112 Ambulans</p>
<p>114 Zehir Danışma Merkezi (Sağlık Bakanlığı)</p>
<p>154 Trafik polisi</p>
<p>155 Polis imdat</p>
<p>156 Jandarma imdat</p>
<p>ECZADOLABInda bulundurulması gereken malzemeler</p>
<p>1- Üçgen sargı bezleri ( 1, 2 , 3 , 4)</p>
<p>2- Rulo sargı bezleri</p>
<p>3- Steril gazlı bezler</p>
<p>4- Flaster</p>
<p>5- Çengelli iğneler</p>
<p>6- Pamuk</p>
<p>7- Yara bandları</p>
<p>8- Antiseptik solüsyonlar (Batikon/Mersol 50 ml/100 ml )</p>
<p>9- Turnike lastiği *</p>
<p>10- İlkyardım rehberi</p>
<p>11- Ağrı kesici</p>
<p>İLKYARDIM ÇANTASInda yukarıdaki malzemelere ek olarak bulundurulacaklar :</p>
<p>12- Tebeşir</p>
<p>13- Makas</p>
<p>14- Cep feneri</p>
<p>15- Kağıt, kalem</p>
<p>16- Boyunluk (servikal kollar)</p>
<p>* Turnike lastiği gerekli değildir; onun yerine, üçgen sargı bezi, kravat veya herhangi bir kumaş parçasını kullanmak daha uygundur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sifamerkezi.com/ilk-yardim.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
