<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Şifa Merkezi &#187; İlk Yardım</title>
	<atom:link href="http://www.sifamerkezi.com/kategori/ilk-yardim/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.sifamerkezi.com</link>
	<description>Lokman Hekimin Tavsiyesi &#34;Sağlık için; çiğ yeme, sıcak yeme , çok yeme&#34;</description>
	<lastBuildDate>Tue, 20 Jul 2010 21:28:52 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>Bayılma</title>
		<link>http://www.sifamerkezi.com/bayilma.html</link>
		<comments>http://www.sifamerkezi.com/bayilma.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Dec 2009 20:47:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İlk Yardım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sifamerkezi.com/?p=14</guid>
		<description><![CDATA[BAYILMA Aniden ortaya çıkan dolaşım yetmezliğine bağlı olarak, beynin kısa süreli kansız kalması sonucu görülen geçici bilinç kaybıdır. Nedeni; açlık, kan basıncının düşmesi, beklenmedik bir olay veya herhangi bir şeyle karşılaşma, aşırı sevinç ya da üzüntü, uzun süre havasız ve kapalı ortamda bulunma vb, olabilir. İlkyardım: * Kişi, hemen sırt üstü yatırılarak ayakları yükseğe kaldırılır [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>BAYILMA<br />
<img class="size-thumbnail wp-image-26 alignleft" title="bayilma" src="http://www.sifamerkezi.com/wp-content/uploads/2009/12/bayilma-150x150.png" alt="bayilma" width="150" height="150" />Aniden ortaya çıkan dolaşım yetmezliğine bağlı olarak, beynin kısa süreli kansız kalması sonucu görülen geçici bilinç kaybıdır. Nedeni; açlık, kan basıncının düşmesi, beklenmedik bir olay veya herhangi bir şeyle karşılaşma, aşırı sevinç ya da üzüntü, uzun süre havasız ve kapalı ortamda bulunma vb, olabilir.<br />
<span id="more-14"></span></p>
<p>İlkyardım:</p>
<p>* Kişi, hemen sırt üstü yatırılarak ayakları yükseğe kaldırılır (şok pozisyonu verilir ),</p>
<p>* Sıkı giysiler gevşetilir, kapalı ortamdaysa açık havaya çıkarılır,</p>
<p>* Yüzüne su serpilebilir, bu uyarı sonucunda kişi daha çabuk kendine gelir,</p>
<p>* Uyarıcı olarak hoş olan (kolonya) veya hoş olmayan (soğan kokusu vb ) kokular</p>
<p>koklatılabilir,</p>
<p>*Kişi kendine geldiğinde hemen ayağa kaldırılırsa yine bayılacağı için önce oturtulur.</p>
<p>İçecek bir şeyler verilir (açlıktan bayılmışsa şekerli içecekler, tansiyon düşüklüğü</p>
<p>veya aşırı sıcak ve terleme söz konusu ise tuzlu ayran tercih edilmelidir).</p>
<p>*Eğer 5 dakikaya kadar kişi halen kendine gelmemişse mutlaka hastaneye götürülmelidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sifamerkezi.com/bayilma.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Zehirlenme</title>
		<link>http://www.sifamerkezi.com/zehirlenme.html</link>
		<comments>http://www.sifamerkezi.com/zehirlenme.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Dec 2009 20:44:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İlk Yardım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sifamerkezi.com/?p=11</guid>
		<description><![CDATA[ZEHİRLENME NEDİR?Herhangi bir kimyasal, organik veya fiziksel madde vücuda girdikten sonra özelliğine göre yerel veya genel hasar meydana getirerek, ölüme neden olabiliyorsa bu maddeye ZEHİR, olaya ise ZEHİRLENME denir. Yerel belirtiler: - Sokulan, ısırılan, temas eden yerde kızarıklık, şişlik, gerginlik, ağrı ve kaşıntı Genel belirtiler: - Vücut ısısının yükselmesi (ateş), - Tüm vücutta kızarıklık, döküntü, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<table style="height: 100px;" border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="700">
<tbody>
<tr>ZEHİRLENME NEDİR?Herhangi bir kimyasal, organik veya fiziksel madde vücuda girdikten sonra özelliğine göre yerel veya genel hasar meydana getirerek, ölüme neden olabiliyorsa bu maddeye ZEHİR, olaya ise ZEHİRLENME denir.<br />
<span id="more-11"></span><br />
Yerel belirtiler:</p>
<p>- Sokulan, ısırılan, temas eden yerde kızarıklık, şişlik, gerginlik, ağrı ve kaşıntı</p>
<p>Genel belirtiler:</p>
<p>- Vücut ısısının yükselmesi (ateş),</p>
<p>- Tüm vücutta kızarıklık, döküntü, kaşıntı,</p>
<p>- Solunum sıkıntısı, hızlı ve zayıf atan nabız,</p>
<p>- Baş ağrısı, kulak çınlaması,</p>
<p>- Halsizlik, kendinden geçme, gelişen bilinç kaybı,</p>
<p>- Şok, ölüm.</p>
<p>Zehir, vücuda bilerek (kasti) veya bilinmeden(kazara), dört yoldan alınabilir:</p>
<p>1-Sindirim, 2-Solunum, 3-Deri ve 4-Kan yoluyla, olmak üzere.<br />
 </p>
<p><strong>Zehirlenme Nedir ?<br />
 </strong></p>
<p>Herhangi bir kimyasal, organik veya fiziksel madde vücuda girdikten sonra özelliğine göre yerel veya genel hasar meydana getirerek, ölüme neden olabiliyorsa bu maddeye ZEHİR, olaya ise ZEHİRLENME denir.</p>
<p><strong>Yerel  belirtiler:</strong></p>
<p>- Sokulan, ısırılan, temas eden yerde kızarıklık, şişlik, gerginlik, ağrı ve kaşıntı</p>
<p><strong>Genel belirtiler:</strong></p>
<p>- Vücut ısısının yükselmesi (ateş),</p>
<p>- Tüm vücutta kızarıklık, döküntü, kaşıntı,</p>
<p>- Solunum sıkıntısı, hızlı ve zayıf atan nabız,</p>
<p>- Baş ağrısı, kulak çınlaması,</p>
<p>- Halsizlik, kendinden geçme, gelişen bilinç kaybı,</p>
<p>- Şok, ölüm.</p>
<p>Zehir, vücuda bilerek (kasti) veya bilinmeden(kazara), dört yoldan alınabilir:</p>
<p>1-Sindirim, 2-Solunum, 3-Deri ve 4-Kan yoluyla, olmak üzere</p>
<p><strong>Sindirim Yolu Zehirlenmeleri<br />
</strong>Sindirim Yolu Zehirlenmeleri</p>
<p>Ağız yoluyla alınan her türlü zehir etkisi yapan maddelerle meydana gelirler; bayat besinler, ilaçlar, alkol, korozif (yakıcı, tahriş edici) maddeler ya da alerjik etki yapan maddeler vb.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>İlkyardım:</strong></p>
<p>* Eğer zehrin alınması üzerinden henüz 30 dakika geçmemişse, o zaman kusturulur.</p>
<p> </p>
<p><strong>   KUSTURMAK İÇİN:</strong></p>
<p>  &#8211; Tercih edilen kişinin kendi parmağı ile küçük dilini dolayısıyla  da öğürme refleksini uyararak kusmasını sağlamaktır,</p>
<p>  &#8211; Sıcağa yakın ılık su içirerek de kusturma sağlanabilir (kişi bardağı kendisi tutarak içmelidir! başkası tarafından içirilmemelidir!).</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>  </strong><strong> KUSTURULMAYACAK  DURUMLAR:</strong></p>
<p>  &#8211; Asit veya bazik madde (korozif madde) içeren sıvılar içilmişse,</p>
<p>  &#8211; Petrol ürünleri içilmişse,</p>
<p>  &#8211; Bilinci kapalı ise.</p>
<p> </p>
<p>* Kusturulduktan sonra soğuk veya sıcak olmayan su içirilir, kusturulmayacak durumlarda da yine su içirilir.</p>
<p>* Hastaneye götürülür, özellikle korozif madde içmiş kişilerin mutlaka hastane tedavisine gereksinimleri vardır:</p>
<p>* Ne yapılacağına karar  verilemeyen durumlarda mutlaka ZEHİR DANIŞMA MERKEZİ  aranmalıdır. Merkez aranmadan önce aşağıdaki bilgiler toplanmalıdır:</p>
<p>  &#8211; Zehirlenme ne ile meydana geldi, kutu veya prospektüs varsa yanınızda olmalı,</p>
<p>  &#8211; Kutudaki / şişedeki miktar ne kadar kalmış, daha önce ne kadarmış, çevreye saçılmış mı?</p>
<p>  &#8211; Zehir ne zaman alınmış, hastanın durumu nasıl?</p>
<p><strong><br />
Solunum Yolu Zehirlenmeleri<br />
 </strong></p>
<p><strong>BESİN ZEHİRLENMELERİ</strong></p>
<p> </p>
<p>Bakteri veya bakteri salgıları (toksinleri ) ile oluşan zehirlenmelerdir. Bulantı-kusma, kramp şeklinde karın ağrısı ve ishal (diyare) ile seyrederler. Bunlar:</p>
<p> </p>
<p><strong>SALMONELLA: </strong></p>
<p>Kontamine (enfeksiyonla bulaşmış) et, süt ve yumurta ile bulaşır. Yendikten 12-24 saat sonra ani bulantı-kusma, karın ağrısı, ishal ile kendini gösterir.</p>
<p><strong>Tedavi:</strong> Herhangi bir tedavisi yoktur. 2-3 günde kendiliğinden geçer. Antibiyotik verilmez.</p>
<p>* Aşırı ishal ve kusmaya bağlı olarak dehidratasyon gelişmişse içecek şeyler verilerek kaybedilen sıvı yerine konur.</p>
<p>* Yemek hazırlanırken kapların temiz olmasına dikkat edilir ve iyi pişirilirse salmonella enfeksiyonu önlenebilir.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>STAFİLOKOK:</strong></p>
<p>En sık rastlanan besin zehirlenmesidir. Karbonhidratlı, sütlü ve şekerli yiyeceklerin yenilmesi sonucu görülür. Örneğin: muhallebi, dondurma, mayonez gibi. Yendikten  2-6 saat sonra bulantı-kusma ile kendini gösterir (ishal nadiren görülür).</p>
<p><strong>Tedavi:</strong> Herhangi bir tedavisi yoktur. 4-6 saatte kendiliğinden geçer.</p>
<p>Önlenebilmesi için; özellikle sütlü tatlılar ve kaynatılmadan pişirilen yemekler hazırlandıktan sonra uzun süre, fırında veya ısıtma tepsilerinde bekletilmemelidir.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>CLOSTRİDİUM PERFRİNGENS:</strong></p>
<p>Büyük miktarda hazırlanan yiyeceklerin oda ısısında, etkisiz buharda bekletilmesi veya yeterince soğuk ortamda muhafaza edilmemesi sonucunda ürer. Veya mikroorganizmanın bulaştığı balıklarla hastalık ortaya çıkar. Yendikten 8-10 saat sonra bulantı, karında kramp şeklinde ağrı ve ishal ile kendini gösterir.</p>
<p><strong>Tedavi:</strong> 24 saate kadar kendiliğinden iyileşir.</p>
<p>* <strong>Dehidratasyon</strong> kontrol altına alınır, hastaya, daha öncede bahsedildiği gibi bol sıvı şeyler içirilir ve bu arada tuz ve elektrolit kaybını yerine koymak için de bir bardak suya bir miktar tuz ve yemek karbonatı konarak içirilir. Ya da bu amaçla kola, tuzlu ayran, meyve suları, maden suyu içirilebilir. Mümkün olduğunca tüm sıvı kaybı bu içeceklerle karşılanmayıp suyla desteklenmelidir.</p>
<p><em> </em></p>
<p><strong><em>İYİ YIKANMAMIŞ, YEMEK KAZINTISI KALMIŞ KAPLAR GENELLİKLE BESİN  </em></strong></p>
<p><strong><em>          ZEHİRLENMESİNE YOL AÇAN EN ÖNEMLİ FAKTÖRDÜR.</em></strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p> </p>
<p><strong>Cl. BOTULİNUM ( BOTULİSMUS ):</strong></p>
<p>Genelllikle iyi konservelenmemiş yiyeceklerin yenilmesi sonucu görülen en tehlikeli (hatta ölümcül) olan besin zehirlenmesidir. Yenildikten 24 saat sonra belirtiler görülebilir. İshal görülmez, kabızlık (konstipasyon) olabilir. Botulismusta, sinirlerden kaslara giden uyarılar engellenmekte ve bunun sonucunda şiddetli halsizlik, paralizi (kuvvet kaybı) ve ölüm görülebilmektedir.</p>
<p><strong>Belirtileri:</strong></p>
<p>- Ağız ve boğaz kuru ve ağrılıdır,</p>
<p>- Kişi gözlerini odaklamada zorluk çeker (çift görme, bulanık görme olabilir)</p>
<p>- Bitkinlik, yutma ve konuşma güçlüğü</p>
<p>-Halsizlik veya kuvvet kaybı</p>
<p>- Göz hareketlerinde kısıtlılık, göz bebeklerinde genişleme</p>
<p>- Solunum kaslarında paralizi, solunum güçlüğü</p>
<p>- Konuşamama, başın ön kısmında hissedilen baş ağrısı</p>
<p><strong>İlkyardım:</strong></p>
<p>* ABC kontrol edilir ve  devamlılığı sağlanır</p>
<p>* Olanak varsa oksijen verilir</p>
<p>* Gerekiyorsa suni solunum yapılır</p>
<p>* Acilen hastaneye götürülmelidir. Mutlaka antitoksin yapılması gerekir.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>DEHİDRATASYON:</strong> Aşırı kusma ve ishal sonucu, vücuttan fazla miktarda sıvı ve elektrolit kaybı olur. Buna bağlı olarak cilt, dudaklar ve dil kurur. Cildin kuruluğunu anlamak üzere el üzerindeki deri, baş parmak ve işaret parmağı arasında tutulur, bırakıldığında deri hemen eski halini alıyorsa o zaman sorun yoktur, eğer eski halini alma süresi uzuyorsa, o zaman fazla miktarda sıvı kaybı vardır ve hemen tedavi edilmezse hipovolemik şok gelişebilir</p>
<h3>Solunum Yolu Zehirlenmeleri</h3>
<p>Tüp gaz, egzoz gazı (karbonmonoksit), duman ve diğer zehirli gazların solunması sonucunda görülür. Özellikle renksiz ve kokusuz zehirli gazlarla meydana gelen zehirlenmelerde kişide görülen belirtilerin saptanması  hayat kurtaracaktır.</p>
<p><strong>Belirtileri:</strong></p>
<p>-Baş ağrısı, baş dönmesi, kulak çınlaması, kendinden geçme, bulantı-kusma, deride renk değişimi.</p>
<p><strong>İlkyardım:</strong></p>
<p>* Öncelikle kaynak kapatılır, havalandırma sağlanır, kişi temiz havaya çıkartılır.</p>
<p>* Yüzüne su serpilebilir, kolları açılıp kapatılabilir,</p>
<p>* Gerekiyorsa suni solunum ve kalp masajı yapılır,</p>
<p>* Mutlaka hastaneye götürülür.</p>
<p><strong><br />
Deri Yolu Zehirlenmeleri </strong></p>
<p> </p>
<h3>Deri Yolu Zehirlenmeleri</h3>
<p>Kremler, tozlar, sıvılar ile temas sonucu, ya da ısırma, sokma, enjeksiyon ile meydana gelir. Etkilenme durumuna göre yerel veya genel  belirtiler görülebilir.</p>
<p><strong>İlkyardım:</strong></p>
<p>* Etken madde krem veya  toz şeklindeyse, bol akan su ile yıkanır; yara varsa üzeri steril gazlı bezle kapatılır.</p>
<p>* Yerel belirtiler giderek yayılıyor ve genel belirtiler görülüyorsa, kişi derhal bir sağlık kuruluşuna götürülür. (Kişide gelişmekte olan alerjik  şoka karşı sağlık kuruluşunda semptomatik tedavi uygulanmalıdır, aksi halde kişi kaybedilebilir. Hastaneye götürürken bilinç kapanırsa koma pozisyonu verilir veya ABC nin devamlılığı sağlanır.)</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Kedi ve Köpek Isırmaları: </strong>KUDUZ tehlikesi vardır. Bu gibi durumlarda ısırılan yer ilk önce bol su ile sabunlanıp köpürtülerek en az 5 dakika yıkanır.</p>
<p>Aşı yaptırılır. Mümkünse hayvan gözetim altında tutulur, eğer 10 gün içinde ölürse aşıya devam edilir, 10 günü geçmesine rağmen hayvan ölmemişse, aşıya gerek yoktur. Hayvan bulunamamışsa, aşı mutlaka yaptırılmalıdır.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Yılan Sokması:</strong> İki derin diş izi yılanın zehirli olduğunu gösterir. Bu durumda sokulan yerin altından ve üstünden <strong>venöz turnike</strong> yapılarak, zehrin dolaşıma katılımı yavaşlatılır. Ağzında yara ve çürük dişi olmayan bir kişi yara yerinden zehri emip tükürebilir. Organ hareketsiz halde ve sarkıtılarak tutulur. Kişi mümkün olduğunca sakin tutulmaya çalışılmalıdır. Hastaneye götürülmelidir ve tetanos aşısı yaptırılmalıdır.</p>
<p><strong>VENÖZ  TURNİKE</strong>: Enli kumaş veya kravat, yılanın soktuğu yerin hemen altından ve üstünden bağlanır. Ancak dolaşım engellenmeyecek şekilde bağlanmalıdır. Bunun için bacakta ise ayak, kolda ise el parmaklarına bakılır morarma varsa, hemen gevşetilir.  </p>
<p> </p>
<p><strong>Akrep Sokması:</strong> Sokulan yere amonyak veya su ile bulamaç yapılmış yemek karbonatı sürülebilir. Venöz turnike uygulanabilir. Hastaneye götürülmelidir.</p>
<p> </p>
<p><strong>Arı Sokması:</strong> Sabunlu su ile yıkanabilir veya antiseptik ile silinebilir. İğne çıkarılabilecek durumdaysa cımbızla çıkarılır aksi halde, zorlanmaz.</p>
<p>Yerel belirtiler genel belirtilere dönüşüyorsa, vakit kaybedilmeden hastaneye götürülmelidir.</p>
<p> </p>
<p><strong>Deniz Kestanesi Batması:</strong> Bu durumda organ (genelde ayak), yanmayacak şekilde dayanabileceği kadar (45° C) sıcak su içine daldırılarak, 20-30 dakika (ağrı dininceye) kadar bekletilir. Sıcak dikeni eritir.</p>
<p><strong>Denizanası Teması:</strong> Denizanası ve deniz şakayıklarının nematokist denilen vantuzlarındaki çengellerle cilde tutunurlar, bunların zarar verilmeden uzaklaştırılması için: önce alkol (ya da sirke veya deniz suyu) ile yıkanır, sonra üzerine pudra ekilir, varsa çiğ et konarak yumuşatılır ve bıçağın tersi veya tahta çubukla deriden sıyrılır. Ya da o kısım doğrudan musluk suyu ile yıkanabilir; tatlı su vantuzları patlatacağından kişi rahatlayacaktır.</p>
<p><strong>DİKKATİNİZE</strong><strong>:</strong>Yurt dışında böcek sokmaları nedeniyle anaflaktik şok dediğimiz alerjinin ağır seyrettiği kişilerde bu seyri hafifletmek üzere yanlarında taşıyabilecekleri <a href="http://www.sifamerkezi.com/Alerji/" target="_blank">alerji kutusu</a> (kiti, seti) vardır. Hekim tarafından önerilen ve yapabilme eğitimini alan kişiler, böcek soktuğunda, hemen enjektördeki hazır ilacı kendileri yaparak ve hapı alarak durumlarının kötüleşmesini önleyebiliyorlar.</p>
<p> </p>
<p><script></script><ins><ins></ins></ins> </tr>
</tbody>
</table>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sifamerkezi.com/zehirlenme.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Suni Solunum</title>
		<link>http://www.sifamerkezi.com/suni-solunum.html</link>
		<comments>http://www.sifamerkezi.com/suni-solunum.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Dec 2009 20:30:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İlk Yardım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sifamerkezi.com/?p=8</guid>
		<description><![CDATA[SUNİ SOLUNUM Yapay solunum, kurtarıcı soluk, pulmoner resüsitasyon adı da verilen ancak daha çok suni solunum olarak bilinen bu işlemin amacı, vücudun karşılayamadığı oksijen gereksinimini dışarıdan destekleyerek karşılamaktır. Öğrenciler çoğunlukla, kurtarıcının akciğerlerinden gelen havanın solunumu durmuş kişiye nasıl yeterli oksijen sağladığını merak etmektedirler. Atmosferde bulunan % 21 oranındaki oksijenin sadece % 5 i kullanılmakta ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>SUNİ SOLUNUM</p>
<p>Yapay solunum, kurtarıcı soluk, pulmoner resüsitasyon adı da verilen ancak daha çok suni solunum olarak bilinen bu işlemin amacı, vücudun karşılayamadığı oksijen gereksinimini dışarıdan destekleyerek karşılamaktır. Öğrenciler çoğunlukla, kurtarıcının akciğerlerinden gelen havanın solunumu durmuş kişiye nasıl yeterli oksijen sağladığını merak etmektedirler. Atmosferde bulunan % 21 oranındaki oksijenin sadece % 5 i kullanılmakta ve soluk verirken % 16 sı atmosfere geri dönmektedir. Dolayısıyla solunumu durmuş olan kişiye, kurtarıcıdan yeterince oksijen ulaşmaktadır. Ancak suni solunumun etkin olabilmesi için ilave oksijen vermek gerekir. Böylece hastanın yaşama şansı artacaktır. İlave oksijen olsun olmasın, suni solunum hemen başlatılmalıdır. Suni solunum birkaç şekilde yapılabilmektedir: ağızdan maskeye, ağızdan ağza, ağızdan buruna, ağızdan stomaya ve ağızdan ağza ve burna olmak üzere.<br />
<span id="more-8"></span><br />
Ağızdan maskeye suni solunum: Suni solunum için kullanılabilecek basit malzemeler mevcuttur. Bunları kullanmak suni solunum yapan kişiyi enfeksiyonlara karşı koruyacağından tercih edilmelidir. Ancak unutmayın ki bu malzemelerin bulunmadığı durumlarda bir AABT olarak ağızdan ağza suni solunum yapmak durumunda kalabilirsiniz. Bu malzemelerden biri cep maskesi diğeri ise bag valve mask veya diğer bilinen ve en çok kullanılan adıyla &#8220;ambu&#8221;dur. Cep maskesi, hastanın ağzını ve burnunu kapatacak şekilde yerleştirilir ve üstteki delikten soluk verilir.</p>
<p>Ağızdan ağza suni solunum: Burada suni solunum, herhangi bir yardımcı gereç kullanılmadan gerçekleştirilmektedir. Ağızdan ağza suni solunum, hastanın solunumu durduğunda veya hastanın solunumunun derinliği ve sayısı yaşamını sürdürebilmesi için yeterli olmadığı durumlarda uygulanır. Unutmayın: suni solunum öncesi soluk yolu açık olmalıdır. Bunun için, yukarıda bahsedildiği şekilde hastanın başına durumuna uygun pozisyon verilmelidir. Suni solunum için izlenecek adımlar:</p>
<p>1. Hastanın bilinç durumunu saptayın; hastanın omuzlarından hafif kavrayarak “ iyi misiniz ? “ diye sorun.</p>
<p>2. Tepki yoksa, yalnızsanız SUNİ SOLUNUMA BAŞLAMADAN ÖNCE 112’ yi veya bağlı olduğunuz haberleşme merkezinizi arayarak yardım isteyin.</p>
<p>3. Hastanın durumuna uygun baş pozisyonunu vererek soluk yolunu açın.</p>
<p>4. Hastanın soluk alıp almadığını ( bak-dinle-hisset ile ) kontrol edin.</p>
<p>5. Baş pozisyonunu koruyarak hastanın burnunu işaret ve baş parmaklarınızla kapatın. Eğer cep maskesi kullanacaksanız; maskenin tepe kısmını burnun üzerine, yuvarlak olan alt kısmını ise dudak ile çene çıkıntısı arasındaki çene çukuruna yerleştirin.</p>
<p>6. İki yavaş soluk ( her bir soluğu 1 saniyede ) verin. Soluk vermek üzere:</p>
<p>Ağzınızı açın ve nefes alın. Ağzınızla hastanın ağzını iyice kavrayarak dışarı hava kaçmayacak şekilde kapatın ve soluğu verin(balon üfler gibi). Çok güçlü ve çok fazla miktarda soluk vermenin yararı olmadığı için; soluğu bir saniyede vermeye ve sadece göğüs kafesini yükseltecek miktarda vermenizde yarar var.</p>
<p>Verdiğiniz soluğun göğüs kafesini yükseltip yükseltmediğini gözleyin ve akciğerlerin direncini hissedin. Soluk verdikten sonra, soluğun kendiliğinden geri çıkabilmesi ve tekrar nefes alabilmeniz için hastanın ağzını açık bırakın ve bu arada göğüs kafesinin inişini izleyin.</p>
<p>Maske varsa maskenin yüze yerleştiğinden emin olun ve soluğunuzu delikten verin.</p>
<p>Tekrar nefes aldıktan sonra işlemi tekrarlayın.</p>
<p>7. Başladığınız suni solunuma rağmen hastanın spontan solunumu geri dönmezse, karotid nabza bakın. Eğer nabız alınamıyorsa, hemen TYD ne (kardiyopulmoner resüsitasyona; CPR, KPR ) başlayın. Eğer nabız alınıyor ama solunum yoksa; her 5 saniyede bir soluk verin ve her iki dakikada bir nabzı değerlendirin.</p>
<p>Suni solunuma, hastanın solunumu döndüğünde veya başka eğitimli / ilgili kişiye devrettiğinizde son verebilirsiniz. Ağızdan ağza suni solunumda rastlanan bazı sorunlar:</p>
<p>Soluk verirken kaçak olması. Nedeni kurtarıcının ağzı, hastanın ağzını yeterince iyi kapatmamıştır veya maske kullanılıyorsa maske doğru yerleştirilmemiştir.</p>
<p>Hastanın burnu parmaklar arasında iyi sıkıştırılmamıştır.</p>
<p>Baş pozisyonu bozulmuştur veya başa pozisyon verilmemiştir.</p>
<p>Hastanın ağzı nefes vermek üzere yeterince açılmamıştır.</p>
<p>Soluk yolundaki yabancı cisimler ( kusmuk, kan vd ) vardır.</p>
<p>Bu sorunlardan herhangi biri söz konusuysa, verilen solunumun anlamı yoktur çünkü soluk hastaya gitmediğinden hiç solutulmamış olacak ve çabalar boşa gidecektir.</p>
<p>Ağızdan burna suni solunum: Genellikle ağızdan ağza suni solunum yapılamadığında; örneğin, ağzında veya alt çenesinde ağır yaralanması olan hastalarda, tercih edilir. Yine ağzında diş olmayan kişilerde ağzı kapatmak mümkün olmadığından ağızdan burna suni solunum tercih edilmektedir. Uygulama ağızdan ağza suni solunum ile aynı olmasına rağmen bir kaç farklılık vardır:</p>
<p>Bir el soluk yolunun açıklığını sürdürmek ve başın pozisyonu korumak için hastanın alnında dururken, diğer el ile ağız kapatılır.</p>
<p>Hastanın burnu açık kalır.</p>
<p>Hastanın ağzı iyice kapatıldıktan sonra alınan nefes burundan verilir.</p>
<p>Verilen nefesin rahatça çıkabilmesi için, burun açık bırakılırken ağız da hafif aralanır. Bu arada kurtarıcı nefes alır.</p>
<p>Ağızdan stomaya suni solunum: Nadiren de olsa stomalı hasta ile karşılaşabilirsiniz. Stoma, hastanın trakeasının kısaltılarak boyun kısmından dışarıya delik şeklinde açılmasıdır. Birkaç milimetre çapındadır. Bazen stomada iç içe geçmiş iki tüp vardır. Bu tüpler plastik veya metaldendir. Tüp olsa da olmasa da suni solunum işlemi aynıdır. Öncelikle stomayı kontrol edin tıkanma olabilir ve temizlenmesi gerekebilir. Sakın tüpleri yerinden çıkarmayın. Tüpleri yerindeyken temizleyin, bunun için bir gazlı bez veya mendil kullanabilirsiniz. Stomanın çevresindeki mukus veya yabancı cisimleri temizleyin. Stomanın içini temizlemek üzere, steril aspirasyon sondası ile trakeayı aspire edebilirsiniz. Sondayı 7 &#8211; 12 cm’ den fazla içeri sokmayın. Birkaç saniye içinde aspire edin. Stomanın kısmen de olsa açıklığını sağladıktan sonra ağızdan stomaya suni solunumu başlatın. Eğer elinizde bebek cep maskesi varsa enfeksiyondan korunma önlemi olarak suni solunum için onu kullanabilirsiniz. Maskenin stomayı yeterince kapattığından ve verdiğiniz soluğun hastaya ulaştığından emin olun. Uygulama ağızdan ağza suni solunum ile aynıdır.</p>
<p>Çocukta ve bebekte suni solunum: izlenecek adımlar ve solunumun veriliş yolu erişkinle aynıdır. Dakikada vereceğiniz soluk sayısı erişkinde 8-10 iken, çocukta ve bebekte ise 12- 20 olmalıdır. Ayrıca bebekte baş ekstansiyonda olmalıdır. Çünkü erişkinde olduğu gibi baş hiper ekstansiyona getirilirse, bebekte soluk yolu tıkanır. Yine erişkinden farklı olarak bebekte, soluk ağızdan ağız ve burna birlikte verilir. Nedeni, ağız ile burun arasındaki mesafe bebkte kısadır.</p>
<p>Gastrik distansiyon: Bazen soluk yolunun kapalı olması nedeniyle ya da farkında olmadan çok kuvvetli(basınçlı) veya fazla miktarda soluk verildiğinde, hastanın midesine dolabilir ve şişkinliğe sebep olabilir. Gastrik distansiyon özellikle bebeklerde ve çocuklarda sıklıkla görülmekle birlikte, erişkinlerde de görülebilir. Hafif bir şişkinlik önemli değilken ileri derecedeki mide şişkinliğinde iki sorunla karşı karşıya kalabiliriz:</p>
<p>Birincisi, hava ile dolan mide diyafragmaya basınç yaparak akciğer hacmini azaltır.<br />
İkincisi, regürjitasyon (mide içeriğinin soluk yoluna dolması) ve kusma ( mide içeriğinin basınçla dışarı çıkması )olasılığıdır. Her iki durumda da soluk yolu tıkanabilir, mide içeriği akciğerlere dolarak akciğer dokusunda hasara neden olabilir. Hatta pnömoni gelişebilir.<br />
Gastrik distansiyonu önlemenin en doğru yolu hastanın başına uygun pozisyonu vermek, çok kuvvetli ve fazla miktarda soluk vermekten kaçınmaktır. Soluk yolunun kapanmasına başın yanlış pozisyonu neden olur.</p>
<p>Gastrik distansiyon gelişmişse kusmaya karşı hazırlıklı olun. Kustuğunda hemen hastayı yan yatırın ki kusmuk soluk yolunu tıkamasın. Aspirasyona hazırlıklı olun, hastanın ağız içini ve boğazını aspire edin.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sifamerkezi.com/suni-solunum.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yaralanma</title>
		<link>http://www.sifamerkezi.com/yaralanma.html</link>
		<comments>http://www.sifamerkezi.com/yaralanma.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Dec 2009 20:29:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İlk Yardım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sifamerkezi.com/?p=6</guid>
		<description><![CDATA[Deri ve derialtı dokularının hasarına YARA denilmektedir. Yaralanmalarda genellikle ağrı ve fonksiyon kaybı vardır. Yarayı açık ve kapalı olmak üzere iki başlık altında inceleyebiliriz. Her türlü açık yara enfeksiyon için açık bir kapı demektir. O nedenle yaraya hemen müdahale edilmelidir. KAPALI YARALANMALAR: Üstteki deri tabakasında herhangi bir hasar, yani doku kaybı olmamasına rağmen darbe nedeniyle [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Deri ve derialtı dokularının hasarına YARA denilmektedir. Yaralanmalarda genellikle ağrı ve fonksiyon kaybı vardır.<br />
Yarayı açık ve kapalı olmak üzere iki başlık altında inceleyebiliriz. Her türlü açık yara enfeksiyon için açık bir kapı demektir.<br />
<span id="more-6"></span>O nedenle yaraya hemen müdahale edilmelidir.</p>
<p>KAPALI YARALANMALAR:</p>
<p>Üstteki deri tabakasında herhangi bir hasar, yani doku kaybı olmamasına rağmen darbe nedeniyle deri altındaki dokularda meydana gelen kanamalarla karakterize yaralanmalardır. Ekimoz ve hematom olarak sınıflandırılabilirler.</p>
<p>Ekimoz: Deri altındaki sınırsız kanamalar sonucu oluşan morarma ve çürüklerdir.</p>
<p>Hematom: Deri altındaki sınırlı kanamalardır, diğer adıyla kan toplanmasıdır. Hematom sadece yumuşak doku yaralanmalarında görülmez; kırıklardan veya herhangi bir damar yaralanmasından sonra da görülebilir.</p>
<p>Kapalı yaralanmalarda ilkyardım:</p>
<p>Kapalı yaralanmalarda ilkyardım, soğuk uygulama, dinlendirme ve yüksekte tutma şeklindedir. Bir havluya sarılmış buz torbası, etkilenen alana yerleştirildiğinde kanamayı azaltacaktır. Aradan saatler geçtikten sonra soğuk uygulamanın yararı olmayacağından, emilimi hızlandırmak ve ağrıyı azaltmak üzere sıcak uygulama önerilmektedir. Etkilenen kısım, günde bir kaç kez ılık-sıcak arası suya 10-15 dakika daldırılır veya sıcak su ile nemlendirilmiş havlu ile sarılır.</p>
<p>AÇIK YARALANMALAR:</p>
<p>SIYRIK (Abrezyon): Derinin sert ve pürtüklü bir yüzeye sürtünmesi sonucu oluşan yüzeysel yaralanmalardır. Yaralanan kısımdan kan sızabilir. Oldukça ağrılı olabilirler. Sıyrıklar, varsa antiseptikle silinebilir yoksa sabunlu su ile yıkanıp kuru ve temiz tutuldukları sürece daha çabuk iyileşirler. Ancak, kirli veya ıslak bir iş yapılacaksa yara mutlaka kapatılmalıdır.</p>
<p>KESİK (Laserasyon): Keskin ve düzgün yüzeyli nesne ile meydana gelir. Kesilmiş düzgün veya parçalı bir yara oluşur. Kesik şeklindeki yara deri altındaki dokuya, kasa, sinire ve kan damarlarına kadar derinleşebilir.</p>
<p>Kesik yaranın kenarları antiseptikle silinir ve yara ağzı ucuca getirildikten sonra üzeri steril gazlı bezle kapatılarak, yaralı hastaneye götürülür.</p>
<p>YIRTIK; KISMİ KOPUK (Avülsiyon): Derinin bir parçası ya tamamen kopmuştur ya da küçük bir kısmı ile bağlı kalmıştır. Genelde çok kanarlar. Bu tip yaralanmalarda kısmen yada tam kopmuş olan deri (flap), yaranın üzerine, normal yerine yerleştirilmeli, daha sonra üzeri steril pansumanla kapatılmalıdır. Yaralı hemen hastaneye götürülmelidir.</p>
<p>DELİNME: Bıçak gibi kesici-delici aletler veya kurşun gibi nesnelerle meydana gelir. Yara girişi küçük olduğundan, dışa kanama genellikle önemli değildir. Ancak derindeki dokulara önemli zarar verebilirler. Eğer bu yaralanma göğüs veya karında ise öldürücü olabilir.</p>
<p>Açık Yaralanmalarda İlkyardım: TIKLA</p>
<p>* Kanamayı durdur.</p>
<p>* Yaranın daha fazla kirlenmesini önle ( yara bandı veya steril gazlı bezle kapatarak).</p>
<p>* Yaralı kısmın hareket etmesini önle; dinlendir.</p>
<p>* Yara çok kirli ise mutlaka pansumanla kapatılmadan önce bulunabilecek en temiz su ile yıkanmalıdır. Bulunabilecek en temiz su : elimizin altında çaydanlıkta kalmış kaynamış ve soğumuş su, yoksa musluk suyu ya da şişe içinde satılan sular kastedilmektedir.</p>
<p>* Eğer açık yara, kirli-paslı metal veya toprakla temas etmişse, mutlaka TETANOS SERUMU ve/veya AŞISI yaptırılmalıdır.</p>
<p>* Yarada yabancı cisim varsa (Yabancı cisim batmışsa); TIKLA</p>
<p>- Yabancı cisimleri çıkarmaya çalışmayın</p>
<p>- Yabancı cismi sabitlemek üzere kalın pansuman malzemesi kullanın</p>
<p>- Hastayı vakit kaybetmeden hastaneye götürün</p>
<p>* Organ kopması söz konusu ise:</p>
<p>Mutlaka temiz, nemli ve soğukta muhafaza edilerek hastaneye götürülmelidir. ( Asla ıslatılmaz ve dondurulmaz ! )</p>
<p>Bunun için;</p>
<p>1- Kopan organ, nemli steril gazlı beze (yoksa en temiz su ile ıslatılarak iyice sıkılmış en temiz kumaş parçasına) sarılır.</p>
<p>2- Delik olmayan bir naylon torbaya konularak ağzı sıkıca kapatıldıktan sonra, bu naylon torba:</p>
<p>3- Buzlu su içine konarak, hastayla birlikte hastaneye götürülür. Burada önemli olan nokta: organın dondurulmadan ve ıslatılmadan hastaneye ulaştırılmasıdır. O nedenle organ doğrudan su içine veya buz üzerine konmaz !</p>
<p>Hasta ve kopan organ uygun koşullarda 6-12 saat içinde hastaneye yetiştirildiğinde; organın eski işlevlerini aynen yerine getirme olasılığı çok yüksektir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sifamerkezi.com/yaralanma.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İlk Yardım</title>
		<link>http://www.sifamerkezi.com/ilk-yardim.html</link>
		<comments>http://www.sifamerkezi.com/ilk-yardim.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Dec 2009 20:27:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alerji]]></category>
		<category><![CDATA[Ağrılar]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[İlk Yardım]]></category>
		<category><![CDATA[Ağrı - Sızı]]></category>
		<category><![CDATA[Ağrılı aybaşı hali]]></category>
		<category><![CDATA[Alerjen Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Alerji Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Alerjik dermatit]]></category>
		<category><![CDATA[Alerjik Rinit nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Anestezi_nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Anjin]]></category>
		<category><![CDATA[Anne Sütü]]></category>
		<category><![CDATA[Apandisit]]></category>
		<category><![CDATA[Araştırma Yöntemleri]]></category>
		<category><![CDATA[Aşı Tablosu]]></category>
		<category><![CDATA[Astım Bronşit]]></category>
		<category><![CDATA[Ayak ağrıları]]></category>
		<category><![CDATA[Bademcik İltihabı]]></category>
		<category><![CDATA[Baş ağrıları]]></category>
		<category><![CDATA[Baş-Boyun kanserleri]]></category>
		<category><![CDATA[Bayılma]]></category>
		<category><![CDATA[Bebeğiniz Duyuyor mu?]]></category>
		<category><![CDATA[Bebeğiniz ve Uyku]]></category>
		<category><![CDATA[Bebeğiniz Yeteri Kadar Besleniyor mu?]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek ve Siz]]></category>
		<category><![CDATA[Bebekte Gaz Sancısı]]></category>
		<category><![CDATA[Bel ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[Bel Fıtığı]]></category>
		<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Biyolojik Terimler]]></category>
		<category><![CDATA[Bizim Yöntemimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Böbrek ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[Boğaz ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[Boğmaca]]></category>
		<category><![CDATA[Botoks nedir?]]></category>
		<category><![CDATA[Bulaşıcı Hastalıklardan Korunma]]></category>
		<category><![CDATA[Büyüme]]></category>
		<category><![CDATA[Cerrahi sperm]]></category>
		<category><![CDATA[Cerrahi sperm arama]]></category>
		<category><![CDATA[Cerrahi tedaviler]]></category>
		<category><![CDATA[Çıban]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsel estetik]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsel Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Çocukla Seyahat]]></category>
		<category><![CDATA[Çocukta Astım]]></category>
		<category><![CDATA[Çocukta Ateş]]></category>
		<category><![CDATA[Çocukta Kusma ve İshal]]></category>
		<category><![CDATA[Deri Kanserleri]]></category>
		<category><![CDATA[Diş ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[Diş Çürümesi]]></category>
		<category><![CDATA[Diyet]]></category>
		<category><![CDATA[Diyet bıraktıran bahaneler]]></category>
		<category><![CDATA[Diyet günlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Diyet hataları]]></category>
		<category><![CDATA[Diyet ipuçları]]></category>
		<category><![CDATA[Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[Doğum Sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[Döküntülü Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Down Sendromu nedir?]]></category>
		<category><![CDATA[Düşük Tansiyon]]></category>
		<category><![CDATA[Ek Besinler]]></category>
		<category><![CDATA[El yaralanmaları]]></category>
		<category><![CDATA[Emziren Anne Diyeti]]></category>
		<category><![CDATA[Emzirme Sorunları]]></category>
		<category><![CDATA[Estetik burun]]></category>
		<category><![CDATA[Estetik Cerrahi]]></category>
		<category><![CDATA[Ev Kazaları]]></category>
		<category><![CDATA[Gastrit]]></category>
		<category><![CDATA[Gebeliğe Hazırlık]]></category>
		<category><![CDATA[Gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[Gebelik dönemi]]></category>
		<category><![CDATA[Gebelik Haftaları]]></category>
		<category><![CDATA[Gebelik öncesi dönem]]></category>
		<category><![CDATA[Gebelik ve Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[Gebelikle İlgili]]></category>
		<category><![CDATA[Gebelikte Enfeksiyonlar]]></category>
		<category><![CDATA[Gebelikte Su Çiçeği]]></category>
		<category><![CDATA[Gebelikte Tetanoz Aşısı]]></category>
		<category><![CDATA[Gebelikte Vajinit]]></category>
		<category><![CDATA[Gelişim Aşamaları]]></category>
		<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Göz ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[Grip]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalık Problemler]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Hazımsızlık]]></category>
		<category><![CDATA[Hemoroid (Basur)]]></category>
		<category><![CDATA[Hepatit]]></category>
		<category><![CDATA[Hepatit B enfeksiyonu]]></category>
		<category><![CDATA[Hipertansiyon]]></category>
		<category><![CDATA[İlaçla Tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[İlk Yardım Nedir?]]></category>
		<category><![CDATA[İmplant yöntemi]]></category>
		<category><![CDATA[Kabakulak]]></category>
		<category><![CDATA[Kabızlık]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Kanser]]></category>
		<category><![CDATA[Kanser Belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[Kanser Nedir ?]]></category>
		<category><![CDATA[Karın ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[Karın estetiği]]></category>
		<category><![CDATA[Kireçlenme]]></category>
		<category><![CDATA[Kızamık]]></category>
		<category><![CDATA[Kızıl]]></category>
		<category><![CDATA[Kuduz]]></category>
		<category><![CDATA[Kulak ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[Kulak estetiği]]></category>
		<category><![CDATA[Kulunç ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[Lazer Epilasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Macunlar]]></category>
		<category><![CDATA[Meme estetiği]]></category>
		<category><![CDATA[Meme hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Meme Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[Menepoz Nedir?]]></category>
		<category><![CDATA[Mesane Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Mide Ülseri]]></category>
		<category><![CDATA[Mikroenjeksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[Plastik Cerrahi Nedir ?]]></category>
		<category><![CDATA[Romatizma]]></category>
		<category><![CDATA[Saç Dökülmesi]]></category>
		<category><![CDATA[Saç Niçin Dökülür?]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık problemleri]]></category>
		<category><![CDATA[Sarılık]]></category>
		<category><![CDATA[Şeker Hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[Selülite]]></category>
		<category><![CDATA[Sezeryan]]></category>
		<category><![CDATA[Şifa Merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[sık sorulan sorular]]></category>
		<category><![CDATA[Sıkça Sorulan Sorular]]></category>
		<category><![CDATA[Sindirim Bozuklukları]]></category>
		<category><![CDATA[Sinirsel ağrılar]]></category>
		<category><![CDATA[Sinüzit]]></category>
		<category><![CDATA[Şişmanlık]]></category>
		<category><![CDATA[Sivilce]]></category>
		<category><![CDATA[Soru Arşivi]]></category>
		<category><![CDATA[Su Çiçeği]]></category>
		<category><![CDATA[Suni Solunum]]></category>
		<category><![CDATA[Tifo]]></category>
		<category><![CDATA[Tümör ve Kanser]]></category>
		<category><![CDATA[Tüp Bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Tüp Bebek Aşamaları]]></category>
		<category><![CDATA[Tuvalet Eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[Ultrason]]></category>
		<category><![CDATA[Varisler]]></category>
		<category><![CDATA[Verem]]></category>
		<category><![CDATA[Yağ alma]]></category>
		<category><![CDATA[Yanlış Bilinenler]]></category>
		<category><![CDATA[Yaralanma]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni Doğan]]></category>
		<category><![CDATA[Yılancık]]></category>
		<category><![CDATA[Yüksek Tansiyon]]></category>
		<category><![CDATA[Zehirlenme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sifamerkezi.com/?p=3</guid>
		<description><![CDATA[TANIMI : Ani olarak hastalanan veya kazaya uğrayan kimseye anında, olay yerinde ve çevre imkanlarından yararlanılarak yapılan, tıbbi olmayan geçici müdahaleye İLKYARDIM denir. İLKYARDIMDA AMAÇLAR : 1- Hayat kurtarmak 2- Durumunu korumak 3- Sakatlıkları önlemek İLKYARDIMDA 6 SAFHA : 1- Tedbir (İlkyardımcının kendisinin ve kazazedenin güvenliğinin sağlanması) 2- Teşhis 3- Tedavi 4- Telekomünikasyon (haberleşme) 5- [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>TANIMI : Ani olarak hastalanan veya kazaya uğrayan kimseye anında, olay yerinde ve çevre imkanlarından yararlanılarak yapılan, tıbbi olmayan geçici müdahaleye İLKYARDIM denir.<br />
<span id="more-3"></span>İLKYARDIMDA AMAÇLAR :<br />
1- Hayat kurtarmak<br />
2- Durumunu korumak<br />
3- Sakatlıkları önlemek</p>
<p>İLKYARDIMDA 6 SAFHA :</p>
<p>1- Tedbir (İlkyardımcının kendisinin ve kazazedenin güvenliğinin sağlanması)</p>
<p>2- Teşhis</p>
<p>3- Tedavi</p>
<p>4- Telekomünikasyon (haberleşme)</p>
<p>5- Triaj (öncelikli kazazedenin belirlenmesi)</p>
<p>6- Taşıma</p>
<p>İLKYARDIMCI’ da bulunması gereken özellikler :</p>
<p>1- Her zaman tedbirli olmalıdır</p>
<p>2- Soğukkanlılığını korumalıdır</p>
<p>3- Cesaret gösterilerinden ve emin olmadığı uygulamalardan kaçınmalıdır</p>
<p>İLKYARDIM’ da haberleşebilecek telefon numaraları :</p>
<p>110 İtfaiye</p>
<p>112 Ambulans</p>
<p>114 Zehir Danışma Merkezi (Sağlık Bakanlığı)</p>
<p>154 Trafik polisi</p>
<p>155 Polis imdat</p>
<p>156 Jandarma imdat</p>
<p>ECZADOLABInda bulundurulması gereken malzemeler</p>
<p>1- Üçgen sargı bezleri ( 1, 2 , 3 , 4)</p>
<p>2- Rulo sargı bezleri</p>
<p>3- Steril gazlı bezler</p>
<p>4- Flaster</p>
<p>5- Çengelli iğneler</p>
<p>6- Pamuk</p>
<p>7- Yara bandları</p>
<p>8- Antiseptik solüsyonlar (Batikon/Mersol 50 ml/100 ml )</p>
<p>9- Turnike lastiği *</p>
<p>10- İlkyardım rehberi</p>
<p>11- Ağrı kesici</p>
<p>İLKYARDIM ÇANTASInda yukarıdaki malzemelere ek olarak bulundurulacaklar :</p>
<p>12- Tebeşir</p>
<p>13- Makas</p>
<p>14- Cep feneri</p>
<p>15- Kağıt, kalem</p>
<p>16- Boyunluk (servikal kollar)</p>
<p>* Turnike lastiği gerekli değildir; onun yerine, üçgen sargı bezi, kravat veya herhangi bir kumaş parçasını kullanmak daha uygundur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sifamerkezi.com/ilk-yardim.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
