<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Şifa Merkezi &#187; Alerji</title>
	<atom:link href="http://www.sifamerkezi.com/kategori/alerji/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.sifamerkezi.com</link>
	<description>Lokman Hekimin Tavsiyesi &#34;Sağlık için; çiğ yeme, sıcak yeme , çok yeme&#34;</description>
	<lastBuildDate>Tue, 20 Jul 2010 21:28:52 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>ASTIM</title>
		<link>http://www.sifamerkezi.com/astim.html</link>
		<comments>http://www.sifamerkezi.com/astim.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 27 Dec 2009 23:02:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alerji]]></category>
		<category><![CDATA[Astım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sifamerkezi.com/?p=190</guid>
		<description><![CDATA[Hastanın duyarlı olduğu (alerjik) bir maddeye gösterdiği tepki(reaksiyon) nedeniyle soluk yolunda oluşan kasılma(spazm) ve mukus salgılanmasında(sekresyonunda) artma olayıdır. Atak halinde ortaya çıkar. Ataklar arasında hasta normaldir. En şiddetli tepki anaflaktik şoktur. Atak: bir etkene bağlı olarak hastalığın tüm belirti ve bulgularının birden bire ortaya çıkması ve etkenin etkisi geçtiğinde hastanın düzelmesi durumudur BELİRTİ VE BULGULAR [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-191" title="astim" src="http://www.sifamerkezi.com/wp-content/uploads/2009/12/astim1-150x150.jpg" alt="astim" width="150" height="150" />Hastanın duyarlı olduğu (alerjik) bir maddeye gösterdiği tepki(reaksiyon) nedeniyle soluk yolunda oluşan kasılma(spazm) ve mukus salgılanmasında(sekresyonunda) artma olayıdır. Atak halinde ortaya çıkar. Ataklar arasında hasta normaldir. En şiddetli tepki anaflaktik şoktur.</p>
<p>Atak: bir etkene bağlı olarak hastalığın tüm belirti ve bulgularının birden bire ortaya çıkması ve etkenin etkisi geçtiğinde hastanın düzelmesi durumudur<br />
<span id="more-190"></span></p>
<p>BELİRTİ VE BULGULAR</p>
<p>Ø Endişe, korku,belirgin distress</p>
<p>Ø Şiddetli dispne, ekspiratuar wheezing (soluk verirken duyulan ıslık sesi)</p>
<p>Ø Nabız ve kan basıncı genellikle normal sınırlardadır</p>
<p>Ø Aralıklı ataklar halinde tekrarlar; ataklar arasında kişi normal yaşamını sürdürür atakla ilgili sürekli bir sorunu yoktur</p>
<p>Ø Olayın öyküsünde sigara dumanı, iritan gaz (parfüm, oda sprayi, boya vb olabilir) inhalasyonu, şüpheli yiyecek /içecek, enjeksiyon ya da böcek sokması vardır.</p>
<p>ASTIM’a BAĞLI DİSPNEDE ACİL BAKIM</p>
<p>Ø Hastayla iletişim kurarak ve profesyonelce davranarak güven vererek, sakinleşmesini sağlamak</p>
<p>Ø Yüksek yoğunlukta(% 90) oksijen desteği (nemli)</p>
<p>Ø Rahat ettiği pozisyonu almasına olanak sağlamak (genelde oturur pozisyonu tercih ederler)</p>
<p>Ø Hastanın atak halinde kullandığı ilaçlarını almasına yardımcı olmak</p>
<p>Ø Anaflaktik şokta anaflaktik tedavi uygulamak</p>
<p>Ø Yaşamsal bulguların sık değerlendirilmesi ve kaydı</p>
<p>Ø Acilen hastaneye nakil</p>
<p>YARALANMA OLMAKSIZIN (NONTRAVMATİK), DİSPNEYE NEDEN OLAN SOLUK YOLU OBSTRÜKSİYONLARI</p>
<p>Ø Epiglottit</p>
<p>Ø Krup</p>
<p>Ø Difteri</p>
<p>Ø ÜSYE</p>
<p>Ø Kan pıhtısı</p>
<p>Ø Yiyecekler</p>
<p>Ø Kusmuk</p>
<p>Ø Larinks tümörü</p>
<p>Ø Farinks tümörü</p>
<p>Ø Dil ya da farinks (flaccid)</p>
<p>Ø Ağızdaki yabancı cisim</p>
<p>Ø Baş pozisyonu (bilinçsiz hastada)</p>
<p>ACİL BAKIM</p>
<p>Ø Yüksek yoğunlukta oksijen desteği (nemli, ısıtılmış)</p>
<p>Ø Öyküye ve hastanın gereksinimine yönelik acil bakım (başa pozisyon vermek, yabancı cismi uzaklaştırmak, entübe etmek, airway takmak, aspire etmek vs)</p>
<p>Ø Acil transport</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sifamerkezi.com/astim.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Alerji çeşitleri nelerdir?</title>
		<link>http://www.sifamerkezi.com/alerji-cesitleri-nelerdir.html</link>
		<comments>http://www.sifamerkezi.com/alerji-cesitleri-nelerdir.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Dec 2009 23:23:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alerji]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sifamerkezi.com/?p=104</guid>
		<description><![CDATA[Alerji çeşitleri nelerdir?     Alerjiyi nasıl tanımlarsınız? Solunum ya da temas yoluyla kişinin maruz kaldığı çeşitli maddelere karşı bağışıklık sisteminin verdiği reaksiyon olarak tanımlanabilir.  Alerjinin belirtileri nelerdir? Alerjik rinit (saman nezlesi) belirtileri hapşırma, burun akıntısı, burun ve genizde kaşıntı, burun tıkanıklığı, geniz akıntısı olarak tanımlanabilir.  Alerji çeşitleri nelerdir? Alerjik rinit, alerjik astım, alerjik dermatit, alerjik konjuktivit. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="size-thumbnail wp-image-105 alignleft" title="alerji_con2" src="http://www.sifamerkezi.com/wp-content/uploads/2009/12/alerji_con2-138x150.jpg" alt="alerji_con2" width="138" height="150" />Alerji çeşitleri nelerdir?   <br />
 Alerjiyi nasıl tanımlarsınız?<br />
Solunum ya da temas yoluyla kişinin maruz kaldığı çeşitli maddelere karşı bağışıklık sisteminin verdiği reaksiyon olarak tanımlanabilir.</p>
<p> Alerjinin belirtileri nelerdir?<br />
Alerjik rinit (saman nezlesi) belirtileri hapşırma, burun akıntısı, burun ve genizde kaşıntı, burun tıkanıklığı, geniz akıntısı olarak tanımlanabilir.</p>
<p><span id="more-104"></span></p>
<p> Alerji çeşitleri nelerdir?<br />
Alerjik rinit, alerjik astım, alerjik dermatit, alerjik konjuktivit.</p>
<p> Mevsimsel alerjik de tedavi gerektirir mi, kendi haline bırakabilir mi?<br />
Mevsimsel alerjik rinit (saman nezlesi) sıklıkla polenlere karşı oluşan bir bağışıklık sistemi reaksiyonudur. Kişinin söz konusu mevsimi rahat geçirmesi amacıyla polen mevsimi başlamadan 2 hafta önce ilaç tedavisine başlanması ve mevsim süresince ilaçlarını kullanılması önerilir. Mevsim sona erdikten sonra ilaç tedavisi kesilebilir. Allerjisi olan hastanın kendi haline bırakılması kişinin hem hayat kalitesini bozar hem de başka sağlık problemlerine (sinüzit, çocuklarda orta kulak iltihabı, uyku bozuklukları gibi) yol açabilir. Unutulmamalı ki mevsimsel alerji adolesan dönem ve genç erişkin hastalığıdır, yani okuyan ve çalışan kişilerin hastalığıdır. Dolayısıyla tedavi edilmediği takdirde kişinin okul ve iş performansı etkilenir.</p>
<p> Mevsimsel alerjik dönümleri ne zamandır?<br />
Mevsimsel alerjik rinit dönümleri iklim özelliklerine göre değişebilir. Sıklıkla çim poleni alerjisi ilkbahar aylarında ortaya çıkarken, yabani polen allerjisi sonbahar aylarında da görülebilir. Ancak ılıman iklimlerde bu durum daha da uzun sürebilir.</p>
<p> 30 yaş alerjisi diye bir şey duyduk, bu doğru mu acaba, 30 yaşında pek çok kadında daha önce var olmayan alerjiler ortaya çıkmış, böyle bir şey söz konusu olabilir mi? Alerji semptomlarını tetikleyen yaygın maddeler nelerdir?<br />
Solunum yolu alerjisine yol açan maddeler öncelikle polenler, hayvan tüyleri, ev tozu akarları ve küf mantarı gibi allerjenler olmakla birlikte, hava kirliliği, sigara dumanı ,deterjan kokusu, parfüm kokusu gibi kimyasal maddelerde alerjik yakınmaların ortaya çıkması ya da artmasında tetikleyici rol oynarlar.</p>
<p> Alerjinin net tanımlanması için alerji testi mi yaptırmak gerekir? Ne kadar vakit alan, nasıl bir işlem bu ve sonuçların doğruları her zaman kesin midir? Alerji testi dışında başka ne gibi uygulamalarla alerji tespit edilir?<br />
Kişinin yakınmalarının hangi allerjen nedeniyle olduğunu ortaya koymak için iyi bir öykü ile irlikte allerji testleri yapılabilir. Allerjenler hem deri testleri ile hem de kan alınarak yapılan testlerle tesbit edilebilir. Deri testleri ile 20 dakikada sonuç alınabilir. Kan testleri ile daha uzun sürede (24-48 saat gibi ) netice alınabilir. Önemli olan sadece elde edilen test sonuçları değil, elde edilen test sonuçları ile hastanın şikayetlerinin uyum içerisinde olmasıdır.</p>
<p> Kedi ve köpek alerjisi olan kişilerin semptomları en aza indirmesi için ne tavsiye edersiniz? Evinde bu evcil hayvanları besliyorlarsa ve veremeyeceklerse ne önerirsiniz?<br />
Hayvan tüylerinden korunma için tek geçerli yöntem hayvanın evden uzaklaştırılması ve bütün halı, yatak takımı ve mobilyaların vakum-temizleyici ile temizlenmesidir. Ancak yine de kedi allerjenleri tam olarak temizlenemeyebilir.Bir evin kedi allerjenlerinden arınması için en az 20 hafta gereklidir. Her ne kadar kedilerin sık yıkanması, allerjen sayısını azaltsa da, bu uygulama hafta da bir yapıldığında yararlı bir sonuç alınmamıştır. Evcil hayvanlar evden uzaklaştırılması hasta tarafından kabul edilmiyorsa, en azından yatak odasının ya da evin dışında tutulmalıdır.</p>
<p> Havadaki küfe, toza çeşitli bakterilere alerjisi olan kişiler için ne tavsiye edersiniz?<br />
Ev tozu akarlarında etkili korunma sağlamak için yatak odası ve oturma odasından halı kaldırılmalıdır. Mobilyalar haftada 2 defa vakum temizleyiciler ile temizlenmelidir. Allerjisi olanlar mümkünse temizlik yapmamalı, yapmak zorunda iseler de temizlik esnasında ve sonrasında 15 dakika maske takmalıdır. Klimalar nem oranını düşürdükleri için ev tozu akarı sayısını azaltırlar. Nemlendiricilerin kullanımı ise kısıtlanmalıdır. Hastanın yatak odasında ki yatak, yastık ve yorgan allerjen geçirmeyen kılıflar ile kaplanmalıdır. Eğer yatak eski ise değiştirilmesinde yarar vardır. Kuş tüyü ve yün yastık ve yatak yerine sentetik olanları tercih edilmeli ve yatak takımları ev tozu akarları ve yumurtalarını öldürmek amacıyla her hafta 600’de yıkanmalıdır. Çocuklar tüylü oyuncaklarıyla uyumamalıdır. Tüylü oyuncaklar vakum temizleyiciler ile temizlenmeli ya da derin dondurucuda(-20 derece) bir gece bırakılmalıdır. Temizlenemeyen tüylü oyuncaklar yatak odasından uzaklaştırılmalıdır. Hafif ve kolay yıkanılabilir perdeler seçilmelidir. Mobilya döşemelerinin etkili temizliğini sağlayacak bir yöntem henüz yoktur. Plastik, tahta veya deri mobilyalar tercih edilmelidir. Binanın yaşı ve yapısı, bodrum katının olması, ısınma şekli ve nemlendirici ya da klimaların kullanılması gibi çeşitli faktörler iç ortamdaki mantarların miktarını etkilemektedirler. Rutubetli evler, bodrum katı, banyo, küvet ve lavabolar mantarların üremesi için uygun ortamlardır. Mantar hassasiyeti olanlar nemlendiricilerden uzak durmalıdırlar ya da nemlendiriciler çok sık temizlenmelidirler. Ortamın rutubeti azaltılmadığı sürece, iç ortamdaki mantar miktarının kimyasal yollarla kontrol edilmesi mümkün değildir.</p>
<p> Çeşitli parfümlere ve sabunlara cilt alerjisi olan kişilere ne tavsiye edersiniz?<br />
Deri allerjik reaksiyonlardan fazlaca nasibini alan bir organdır. Deride en sık rastladığımız allerjik reaksiyon, allerjenin temas ettiği lokalizasyonlarda ortaya çıkan ekzema tarzı reaksiyonlardır. En sık deri reaksiyonlarına neden olan maddelerde parfüm, sabun, deterjanlar gibi hepimizin sık kullandığı çevresel maddelerdir. Derimiz temas ettiğimiz bu maddeler karşı zaman içinde duyarlılık geliştirerek kızaran, sulanan, kabuklanan ve kaşınan ekzema dediğimiz reaksiyonlara maruz kalabilir. Tüm allerjilerde olduğu gibi tedavideki en temel prensip allerjenin yaşantımızdan uzaklaştırılmasıdır. Deride oluşan klinik bulgular lokal ilaçlarla kolayca tedavi edilebilir ancak allerjen yaşamımızda ise ekzema reaksiyomnları sık aralıklarla ve şiddeti giderek artarak tekrarlar.</p>
<p> Evdeki halılar, yatak, havalandırma, nemli ortamlar konusunda ne tavsiye edersiniz?<br />
Hastanın yatak odasında ki yatak, yastık ve yorgan allerjen geçirmeyen kılıflar ile kaplanmalıdır. Eğer yatak eski ise değiştirilmesinde yarar vardır. Kuş tüyü ve yün yastık ve yatak yerine sentetik olanları tercih edilmeli ve yatak takımları ev tozu akarları ve yumurtalarını öldürmek amacıyla her hafta 600’de yıkanmalıdır. Klimalar nem oranını düşürdükleri için ev tozu akarı sayısını azaltırlar. Nemlendiricilerin kullanımı ise kısıtlanmalıdır. Halıların kaldırılması ya da daha ince dokumalı döşemelerin kullanımı pratik olmayabilir. Bazı akarisidler (benzyl benzoate, tannik asid vb.) düzenli kullanıldığında ev tozu akarlarının sayısını azaltmaktadırlar. Ancak etkileri uzun süreli ve dramatik olmamaktadır. Özellikle beton zemin üzerine döşenen halılar daha fazla ev tozu akarı kaynağıdır.</p>
<p> Seyahat ve mekan değişimi söz konusuysa alerjik reaksiyonu olan kişilere nelere dikkat etmelerini tavsiye edersiniz. Uçak yolculuğu ve basınç farklılıklarının alerjiye bir etkisi olur mu?<br />
Polen alerjisi olan kişiler seyahat ettikleri bölgenin polen mevsimine göre ilaç tedavilerine başlamalılar. Özellikle alerjik nezle nedeniyle burun tıkanıklığı olanların uçağa binerken çok dikkatli olmaları, uçağa binmeden önce burun tıkanıklığı giderici ilaç tedavisi almaları gerekir. Aksi takdirde özellikle inişte basınç farkı nedeniyle gelişebilecek barotravma sinüs ya da orta kulak hastalıklarına yol açabilir.</p>
<p> Alerji genetik olabilir mi? Anneden, babadan kalıtımsal olabilir mi?<br />
Alerji genetik bir hastalıktır. Özellikle anne tarafında olması halinde çocukta ortaya çıkma olasılığı daha yüksektir. Tabii hem anne hem babada olursa risk daha artar.</p>
<p> Sizce stres, alerjiyi tetikleyen sebepler arasında sayılabilir mi?<br />
Bağışıklık sistemini etkileyen bir faktör olarak stres alerji semptomlarını da tetikleyebilir.</p>
<p> Alerjinin sebepleri psikolojik olabilir mi? Tedavi sürecinde ne gibi yollar denenmektedir?<br />
Alerjik nezle tedavisinde allerjenlerden korunma, ilaç tedavisi (antihistaminikler ve kortizonlu burun spreyleri gibi) ve seçilmiş hastalarda aşı tedavisi uygulanmalıdır.</p>
<p> İlaç tedavisinin yan etkileri var mıdır, tüm alerji ilaçları uyku yapar mı yoksa bünyeye ve ilaca göre bu etki değişir mi ya da azalır mı?<br />
Günümüzde kullanılan yeni nesil antihistaminiklerin uyku verici etkisi yok denecek kadar azdır. Yine de bünyesel farklılıklar olabilir. Ayrıca bir antihistaminik kişide uyku verici etki yaratıyorsa başka bir antihistaminik denenmelidir. Kortizonlu burun spreylerinin sistemik emilimi çok düşük olduğundan bu ilaçlarda doktor kontrolünde (doktorun önerdiği doz ve sürede) olmak kaydıyla rahatlıkla kullanılabilir.</p>
<p> Her alerji sorunu olan iğne tedavisi görebilir mi yoksa bu tedavi ağır alerji vakalarında mı uygulanıyor? İğne tedavisi kesin çözüm ve kurtuluş sağlıyor mu? Olası yan etkileri var mı?<br />
Her alerji sorunu olan iğne tedavisi (aşı) göremez. Burada hastanın semptomları, sebep olan allerjen ve hastanın aşı tedavisi sürecine uyum gösterip göstermeyeceği çok önemli faktörlerdir. Ayrıca iğne tedavisi her ne kadar sebebe yönelik tedavi de olsa kesin çözüm değildir. Ayrıca bu konuda deneyimli kişilerce iyi seçilmiş hastalarda uygulanmadığı sürece hayatı tehdit edici yan etkileri olabilir.</p>
<p> Aleriji tedavi edilmezse ve kendi kendine geçmesi beklenirse ileride daha ağır vakalar ve sorunlara yol açabilir mi?<br />
Bu kişiden kişiye ve sebep olan allerjene göre değişebilir. Örneğin basit bir mevsimsel nezlesi olan da yakınmalar zaman içinde gerileyebileceği gibi, yoğun yakınmaları olan ve özellikle ev tozu akarı olan kişide daha yoğun yakınmalar hatta astım gelişebilir.</p>
<p> Alerjik astım, alerjinin ağırlaşmış bir versiyonu mudur yoksa semptomlar kendini direkt alerjik astım olarak da gösterebilir mi?<br />
Allerjisi olan hastalarda astım şikayetlerini beklemek çok normaldir. Astımın önemli bir bölümünde altta alerjik bünye vardır. Tetikleyici faktörlerle birlikte astım şikayetleri ortaya çıkabilir. Hiçbir yakınması olmayan bir kişi direkt olarak allerjik astım olarakta karşımıza çıkabilir. Allerjik bireylerde astım çok hafif olarakta seyredebilir.</p>
<p> Alerji, alerjik astım ve astım arasında ne gibi farklılıklar vardır?<br />
Alerjik olanlarda bronşlarında aşırı hassasiyet vardır. Alerjik maddeye ( allerjen) maruz kalındığında sadece öksürük olabildiği gibi, ağır solunum sıkıntısına kadar gidebilen astım atağı da ortaya çıkabilir. Alerjik olmayan astımda ise herhangi bir allerjen olmasa da astım atağı olabilir. Şikayetler ve bulgular aynıdır ancak altta yatan neden bir allerjene maruz kalmak değildir. Psikolojik bir problem dahi astım atağı yaratabilir.</p>
<p> Alerjisi olan kişilere yasaklı sporlar var mıdır?<br />
Öncelikle bu kişilere en uygun spor yüzmedir. Ancak allerjileri kontrol altında olan kişilere yasaklı bir spor yoktur.</p>
<p> Alerjisi olan kişilere iyi gelebilecek sporlar var mı?<br />
Yüzme.</p>
<p> Benim, kedi tüyüne ve çeşitli tozlara, sigara dumanına alerjim var, açık havada, deniz kenarında yürüyüş yapınca pek bir etkisi olmuyor ama açık havada, deniz kenarından bisiklete binince burnum hemen açılıyor ve nefesim rahatlıyor, bunun sebebi ne olabilir?<br />
Çünkü egzersiz vücutta adrenalin salınımına, adrenalin salınımı da damarlarda daralmaya (vazokonstrüksiyon) neden olur. Burun mukozası ve konkalar (burun etleri) damarlanması yoğun olan dokular olduklarından adrenalin salınımı ile bu dokularda büzüşme dolayıyla da burun tıkanıklığında azalma olabilir.</p>
<p> Tetikleyen madde ile bir aradayken alerji hapşırık olarak kendini göstermişse ancak zaman içinde hapşırık yerine öksürük ve nefes daralması söz konusu olmuşsa bunun sebebi ne olabilir?<br />
Allerjik astım atağı düşünülmelidir.</p>
<p> Semptomlar zaman içinde bunun gibi farklılıklar gösterebilir mi, yoksa bu durumun daha ağırlaştığının mı göstergesidir?<br />
Alerji sistemik bir hastalıktır ve farklı hedef organlarda (burun, akciğerler, deri gibi) ortaya çıkabilir. Semptomlar zaman içinde farklılık gösterebilir. Ayrıca, alerjik nezlesi olan hastaların yaklaşık % 40’ında alerjik astım görülebilir. Semptomlar zaman içinde farklılıklar gösterebilir. Sadece allerjik nezlesi varken astım atakları geçirmeye başlamışşa bu olayın daha ciddi boyutlara geldiğini gösteribilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sifamerkezi.com/alerji-cesitleri-nelerdir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Lateks Nedir?</title>
		<link>http://www.sifamerkezi.com/lateks-nedir.html</link>
		<comments>http://www.sifamerkezi.com/lateks-nedir.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Dec 2009 23:21:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alerji]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sifamerkezi.com/?p=101</guid>
		<description><![CDATA[Lateks Nedir? Lateks, Hevea brasiliensis isimli kauçuk ağacının sütlü özsuyudur. Bugün için lastik içerikli bir çok üründe bulunmaktadır. Lateks Alerjisi Nedir? Alerjik yapılı kişilerde oluşan bir reaksiyondur. Kişilerin deri veya mukozaları (özellikle göz, burun, akciğerler, ağız, anüs ve vajen) bu madde ile karşılaştığında vücutta histamin gibi bazı kimyasallar açığa çıkar ve çeşitli reaksiyonlara neden olur. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="size-thumbnail wp-image-102 alignleft" title="lateks_alerjisi" src="http://www.sifamerkezi.com/wp-content/uploads/2009/12/lateks_alerjisi-150x150.jpg" alt="lateks_alerjisi" width="150" height="150" />Lateks Nedir?<br />
Lateks, Hevea brasiliensis isimli kauçuk ağacının sütlü özsuyudur. Bugün için lastik içerikli bir çok üründe bulunmaktadır.<br />
Lateks Alerjisi Nedir?<br />
Alerjik yapılı kişilerde oluşan bir reaksiyondur. Kişilerin deri veya mukozaları (özellikle göz, burun, akciğerler, ağız, anüs ve vajen) bu madde ile karşılaştığında vücutta histamin gibi bazı kimyasallar açığa çıkar ve çeşitli reaksiyonlara neden olur. Eğer bir kişinin latekse karşı alerjisi varsa diğer lastik ürünlerine de alerjisi olur. Çünkü bu ürünlerin çoğu lateks içerir.</p>
<p><span id="more-101"></span><br />
Lateks Alerjisinde Hangi Tür Reaksiyonlar Görülür?<br />
Lateks alerjisi bulguları diğer alerji bulguları gibidir. Hafif vakalarda deriye temas halinde kırmızılık, şişlik ve kaşıntı olur. Daha ağır vakalarda deride çatlamalar oluşur. Ayrıca temas halinde temas yerinde ve/veya tüm vücutta kurdeşen oluşabilir.<br />
Lateksin mukozaya kontağı ile daha ciddi reaksiyonlar oluşabilir. Bu daha çok havayollarına temas ile oluşur. Lateksin hava yolları ile teması genellikle cerrahi eldivenlerdeki pudraya yapışmış lateks parçacıklarının solunması ile olur. Hafif bulgular olarak gözlerde kızarık, kaşıntı ve sulanma, hapşırma, burun akması olur. Daha ağır bulgular olarak, göğüste sıkışma ve nefes almada zorlukla kendini gösteren astım oluşur. Lakteksten yapılmış balonların şişirilmesi ya da patlaması da yüzde ciddi şişmelere neden olabilir. Lateksten yapılan kondomlar (prezervatif) da duyarlı erkek ve kadınlarda kaşınma ve şişlik gibi benzer bulgulara neden olabilir.<br />
Çok daha ciddi olan ve hayatı tehdit eden reaksiyon &#8220;anafilaksi&#8221; olarak adlandırılır. Bu durumda lateks ile karşılaşan kişide kan basıncı düşmesi, nefes darlığı gelişir. Bu tür reaksiyonlar kadın doğum muayeneleri, doğum, ameliyat, veya diş operasyonları esnasında olabilir.<br />
Latekse Karşı Alerjiksem Nasıl Anlarım?<br />
Lateks alerjisi sıklıkla şu iki tip kişide oluşur:<br />
1- Ailesinde alerji hikayesi olan kişiler,<br />
2- Lateks ile sık teması olan kişiler.<br />
Lateks ile sık karşılaşan kişiler şunlardır: Sipina bifida veya idrar yolları anormalliği olan çocuklar, çok fazla cerrahi operasyon geçiren erişkinler, Lastik endüstrisinde çalışan kişiler, sağlık çalışanları. Bunun dışında egzeması olanlar, muz, kestane, avokado yediğinde ağızında kaşıntı olanlar, daha önce sebebi bilinmeyen anafilaksi geçiren kişilerde de lateks alerjisi riski vardır. Eğer sizde bu risk faktörleri varsa ve/veya lateks ürünleri kullandığınızda alerjik reaksiyonlarınız oluyorsa latekse karşı alerjiksiniz demektir.<br />
Risk Faktörlerini Taşıyorsam ve/veya Lateks Alerjisi Bulgularım Varsa Ne Yapmalıyım?<br />
Eğer herhangi bir risk faktörü taşıyorsanız veya lateks alerjisi bulgularınız varsa hekiminize baş vurmalısınız. Lateks deri testi ve/veya RAST testi ile lateks alerjisi varlığı doğrulanmalıdır. Alerji tanısı koymada yalnızca deri testi oldukça yeterlidir.<br />
Alerjik Kişilerin Tedavisi:<br />
Hafif alerjik bulgular diğer tüm alerjiler gibi tedavi edilirler. Antihistaminikler, kortizonlar ve/veya bronş genişleticiler lateks alerjisi için en çok kullanılan ilaçlardır. Şu anda lateks alerjisini tamamen iyileştirecek ya da korunma sağlayacak ne bir aşı tedavisi ne de ilaç tedavisi yoktur. Lateks alerjisi olan kişilerin bu maddeye karşı alerjilerinin olduğunu bilmesi çok önemlidir. Eğer bu kişilerde anafilaktik reaksiyon gibi ağır reaksiyon bulguları varsa hemen acil servise baş vurmalıdırlar. Lateks alerjisi oluan kişilere şunlar önerilebilir:<br />
- Lateks içeren ürünlerden sakınınız,<br />
- Alerjiniz olduğunu belirten bir künye ya da bilezik takınız,<br />
- Tüm hekimlerinize diş hekiminize lateks alerjiniz olduğunu belirtiniz,<br />
- Yukarıdaki belirtileri şiddetli olarak geçirmiş kişilerin yanında her zaman EpiPen taşıması gereklidir. Epipen kendi kendinize uyluk üst kısmından uygulayabileceğiniz bir enjeksiyondur. Epinerfin içerir. Epinefrin anafilaktik şokta kullanılan en önemli ilaçtır.<br />
- Size yapılacak tıbbi bir girşimde kullanılmak üzere yanınızda lateks içermeyen bir eldiven bulundurunuz.<br />
Lateks İçeren Ürünler:<br />
Tıbbi Ürünler<br />
Eldivenler<br />
Kan almada kullanılan bantlar<br />
Oksijen maskeleri<br />
Trakea tüpleri<br />
Solunum torbaları<br />
Anestezi tüplerinin parçaları<br />
Cerrahi maske<br />
Şırınga pistonu<br />
İdrar yolları kateterleri<br />
Baryumlu lavmanlar<br />
Lavman malzemeleri<br />
Kolostomi torbaları<br />
Branül ve damar içi tüpler<br />
Enjeksiyon malzemeleri<br />
EKG pedleri<br />
Aort içi balonlar ve kontrol sistemleri<br />
Dişçilikte kullanılan lastik malzemeler<br />
Diğer Ürünler:<br />
Elbiseler (Yağmurluk, iç çamaşırı, naylon çoraplar, tabanlık, ayakkabılar)<br />
Korseler<br />
Balonlar<br />
Lastik oyuncaklar<br />
Emzik<br />
Şişe kapağı<br />
Silgi<br />
Lastik bantlar<br />
Evde kullanılan temizlik eldivenleri<br />
Kauçuk damgalar<br />
Köpüklü lastik ürünler (makyaj süngeri, halı altlığı)<br />
Spor malzemeleri (top, tenis raketlerinin el tutacağı)<br />
Otomobil lastikleri, İç lastik<br />
Aşındırıcı ve boya çıkarıcılar<br />
Yapıştırıcılar<br />
Lastik duvar malzemeleri<br />
Doğum kontrol araçları (Kondom, diafram, süngerler)<br />
Bu listedeki ürünler değişebilir. Lütfen kendinizi korumak için etiketleri okuyunuz.</p>
<p> <br />
Sağlıklı günler dileğiyle&#8230;<br />
Doç. Dr. Cengiz KIRMAZ<br />
Alıntı<br />
<a href="http://www.alerjiklinigi.com/alerjen.html">http://www.alerjiklinigi.com/alerjen.html</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sifamerkezi.com/lateks-nedir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ALERJEN NEDİR ?</title>
		<link>http://www.sifamerkezi.com/alerjen-nedir.html</link>
		<comments>http://www.sifamerkezi.com/alerjen-nedir.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Dec 2009 23:19:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alerji]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sifamerkezi.com/?p=98</guid>
		<description><![CDATA[ALERJEN NEDİR ? Alerjik reaksiyonlara neden olan maddelere &#8220;alerjen&#8221; denir. Bu maddeler solunum yolu ile alınabildiği gibi, ciltten temas ya da yiyecek şeklinde ağızdan da alınabilir. Bu maddeler alerjik reaksiyon gelişebilmesi için vücuda daha önceden girmiş olmaları gerekir. Yani vücudun bağışıklık sisteminin bu maddeyle daha önce karşılaşması ve bunlara duyarlı hale gelmesi gerekir. Daha sonraki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="size-thumbnail wp-image-99 alignleft" title="alerjen" src="http://www.sifamerkezi.com/wp-content/uploads/2009/12/alerjen-150x150.jpg" alt="alerjen" width="150" height="150" />ALERJEN NEDİR ?<br />
Alerjik reaksiyonlara neden olan maddelere &#8220;alerjen&#8221; denir. Bu maddeler solunum yolu ile alınabildiği gibi, ciltten temas ya da yiyecek şeklinde ağızdan da alınabilir. Bu maddeler alerjik reaksiyon gelişebilmesi için vücuda daha önceden girmiş olmaları gerekir. Yani vücudun bağışıklık sisteminin bu maddeyle daha önce karşılaşması ve bunlara duyarlı hale gelmesi gerekir. Daha sonraki karşılaşmalarda çok hızlı bir şekilde reaksiyonlar gelişir. Reaksiyon gelişiminden de vücuttaki mast hücrelerinin alerjenler aracılığı ile parçalanması ve içinden &#8220;histamin&#8221; denilen maddenin çıkması sorumludur. Aşağıda özellikle solunum yolu ile alınan ve en sık karşılaşılan alerjenler verilmiştir.</p>
<p><span id="more-98"></span><br />
AKAR (MITE)&#8217; LAR<br />
       Ev tozlarının miktarı evin yerine, bulunduğu yerin iklimine, deniz seviyesinden yüksekliğine göre büyük oranda değişir.Evden eve (bir çiftlik evi ile apartman dairesi aynı değildir.) veya bir evin farklı odalarında da değişkenlik gösterebilir(banyo ile yatak odası bir değildir).Fakat değişmeyen bir şey vardır ki ev tozları bir allerjen deposudur.Ev tozları içinde allerjiye sebep olan etken mite (akar) dediğimiz ev tozu böceğidir. Akarlar küçük örümcek benzeri canlılardır ve gözle görülemezler. Ortalama 0.3 mm. uzunluğundadırlar.Ev tozları içinde yaşayan ve solunum yolu allerjileine neden olan iki önemli akar türü vardır.Dermatophagoides pteronysinnus ve Dermatophagoides farinea bunların latince adlarıdır.Akarlar insanların deri döküntüleri ile beslenirler.Başlıca yatak içinde (yastıklar,yatak,yorgan vs.) yaşarlar, çünkü deri döküntülerinin en çok bulunduğu yer buralarıdır.Depo, silo gibi yerlerde de yoğun olarak bulunurlar.Akarların dışkılarıda allerjiktir. Yataklardan alınan bir gram tozda 2000 ile 15000 arasında akar bulunabilir. Ev tozu akarlarına karşı olan allerji; astma ve rinit, nadirende konjonktivite yol açar. Yakınmalar özellikle uykudan uyanınca başlar. Belirtiler yıl boyu sürer ancak sonbahar ve kışın kötüleşme gösterebilir.<br />
POLENLER<br />
       Polen bitkilerin erkek tohumudur.Bitki türlerine bağlı olarak çok farklı şekilleri olan ince taneciklerden meydana gelir.Ortalama boyutu 0.05 mm&#8217;dir.Bu da çıplak gözle görülemeyeceği anlamına gelir.Polen tanecikleri birçok allerjik protein içerirler.Bu taneciklerin küçük ve ince olanları rüzgar yolu ile dağılırlar.(anemophilus polenler), daha büyük olanları ise böceklerle taşınırlar.(entemophilus polenler) Rüzgarla dağılan polenler daha allerjeniktirler ve geniş alana yayılabilirler.Bu nedenle bu polenlere karşı allerjisi olan kişilerin çevrelerinde bitkiler olmadığı halde şikayetleri ortaya çıkabilir.<br />
       Böceklerle dağılan polenler parlak renkli ve güzel kokulu (böcekleri cezbetmek için) çiçekleri olan bitkiler tarafından küçük miktarlarda üretilirler.Dağılım yolu sebebiyle atmosferde bulunmazlar ve küçük miktarda üretildiklerinden bu polenlere karşı az sayıda insan allerjiktir.Polen allerjisine yol açan başlıca üç bitki ailesi vardır.Bunlar çayır otları, ağaçlar, yabani otlardır.Allerji hastaları havadaki polen konsantrasyonunun belli bir düzeyi geçmesinden sonra allerjik belirtiler gösterirler.Bu polen konsantrasyonu türlere göre değişmekle beraber havada her metreküp te 10-20 tanecik olarak hesaplanmıştır.<br />
       Ağaçlar Ocak-Mayıs arası, çayır otları Mayıs-Temmuz arası, yabani otlar Temmuz-Ekim arası polen verirler. Polenlere karşı olan allerji allerjik rinit, allerjik konjunktivit, allerjik astma ve akut ürtiker şeklinde ortaya çıkabilir.Yakınmalar sadece yılın belli zamanlarında olur ve diğer aylarda kişi tümü ile sağlıklıdır.<br />
KÜF MANTARLARI<br />
Küf mantarları gözle görülmeyen allerjik etkisi olan sporlar üretirler.Renkleri türden türe değişir.Ev dışında (çürüyen bitkiler üzerinde veya havada) bulunabilecekleri gibi ev içinde (evin güneş görmeyen nemli yerlerinde) de bulunabilirler.Polenler gibi atmosferdeki spor sayısı hava koşullarına bağlıdır.Havanın sıcak ve nemli olduğu zamanlarda, örneğin yazın sonlarına doğru ve erken sonbaharda en fazladır.</p>
<p> <br />
Sağlıklı günler dileğiyle…<br />
Doç. Dr. Cengiz KIRMAZ<br />
Alıntı<br />
<a href="http://www.alerjiklinigi.com/alerjen.html">http://www.alerjiklinigi.com/alerjen.html</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sifamerkezi.com/alerjen-nedir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gerçek Gıda Alerjisi</title>
		<link>http://www.sifamerkezi.com/gercek-gida-alerjisi.html</link>
		<comments>http://www.sifamerkezi.com/gercek-gida-alerjisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Dec 2009 23:17:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alerji]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sifamerkezi.com/?p=95</guid>
		<description><![CDATA[Alerjik dermatit- Gerçek Gıda Alerjisi Alerjik dermatit, sıklıkla kol ve bacaklarda ve bütün vücutta görülebilen, bulaşıcı olamayan kasıntılı bir deri döküntüsüdür. Sıklıkla alerjik reaksiyonların bir bulgusu olarak ortaya çıkar ve diğer alerjik rahatsızlıklarla birlikte veya gıda alerjilerine bağlı olarak da görülebilir. Gerçek Gıda Alerjisi   Gıda alerjisi, bağışıklık sisteminin tepkisi sonucu yani immünolojik olarak gelişen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="size-thumbnail wp-image-96 alignleft" title="gida_alerjisi" src="http://www.sifamerkezi.com/wp-content/uploads/2009/12/gida_alerjisi-150x150.jpg" alt="gida_alerjisi" width="150" height="150" />Alerjik dermatit- Gerçek Gıda Alerjisi<br />
Alerjik dermatit, sıklıkla kol ve bacaklarda ve bütün vücutta görülebilen, bulaşıcı olamayan kasıntılı bir deri döküntüsüdür. Sıklıkla alerjik reaksiyonların bir bulgusu olarak ortaya çıkar ve diğer alerjik rahatsızlıklarla birlikte veya gıda alerjilerine bağlı olarak da görülebilir.<br />
Gerçek Gıda Alerjisi<br />
<span id="more-95"></span><br />
 <br />
Gıda alerjisi, bağışıklık sisteminin tepkisi sonucu yani immünolojik olarak gelişen reaksiyonlardır. Kendisinde veya ailesinde alerjik hastalıklar bulunan duyarlı kişilerde aslında zararsız olan gıdaların yenmesinden sonra ortaya çıkan bir tepkidir. Alerjik reaksiyona neden olan gıda maddelerine alerjen denir. Sindirim kanalından emildikten sonra, vücut tarafından yabancı gibi algılanarak bunlara karşı alerjinin antikoru denen (IgE) moleküller yapılır. Bu antikorlar gıda alerjeni ile birleşince, bazı hücrelerden histamin gibi çeşitli maddeler salgılanır. Açığa çıkan bu maddeler hastalık belirtilerine neden olur.</p>
<p>Belirti ve bulgular, gıdanın yenmesinden hemen sonra veya birkaç saat içinde ortaya çıkar. Bu gıdaların çok az miktarları bile alerjiye yol açabilir. Belirtiler, gıda alerjeni ile ilk karşılaşan bölgelerde yani ağız, dudaklar, boğazda veya mide-barsak sisteminde lokal olarak ortaya çıkabilir. Ancak eğer kişinin alerjisi fazla ise o zaman tüm organları etkileyen ve hayatı tehdit eden anaflaksi dediğimiz ciddi alerji şoku da gelişebilir.</p>
<p>Gıda Alerjisinin Belirtileri</p>
<p>• Dudaklar, dil, damak ve boğazda şiddetli kaşıntı.<br />
• Dudaklar ve dilde şişlik<br />
• Ses kısıklığı veya seste kabalaşma<br />
• Boğazda sıkışma hissi<br />
• Bulantı, kusma<br />
• Karın ağrısı veya kramplar<br />
• İshal</p>
<p> <br />
Gıdalara karşı en sık reaksiyon deride olur. Aniden ortaya çıkan kaşıntılı, kızarık, deriden kabarık kurdeşen şeklinde döküntüler görülür. Bu lezyonlar gruplar şeklindedir ve bir grup kaybolurken, başka bir bölgede yeni döküntüler ortaya çıkar.<br />
Alerjik dermatit veya egzama da gıda alerjisi ile tetiklenebilir. Deride şiddetli kaşıntı, kızarıklık ve pullanmanın olması ile kendini gösterir. Bu durum gelip geçici değil kronik (sürekli) dir.<br />
Anjioödem denen, deride, gırtlak bölgesinde, el ayası, ayak tabanları, ağız ve göz çevresinde ödem şeklinde kısa sürede ortaya çıkabilen şişlikler de gıda alerjsinde görülür.</p>
<p>Gıdalar çok sık olmasa da solunum yollarında çeşitli belirtilere yol açar.<br />
Bunlar: Solunum yollarında, nefes daralması, göğüste sıkışma, hırıltılı solunum, burunda tıkanıklık, kaşıntı, akıntı ve hapşırık olması.<br />
Gözlerde de kaşıntı, sulanma, kızarıklık olabilir. Kan basıncının düşmesi, baygınlık ve bilinç kaybı alerji şokunu gösteren ciddi belirtilerdir. Alerji şoku tıp dilinde “Anaflaksi” olarak adlandırılır ve hayatı tehdit eden, öldürücü olabilen ciddi bir durumdur. İlk belirtileri, sıcaklık hissi, ateş basması, dilde karıncalanma hissi ve kırmızı, kaşıntılı döküntülerdir. Baş ağrısı, nefes darlığı, şiddetli hapşırık, mide ve bağırsaklarda şiddetli kramplar, bulantı, kusma görülebilir. Anaflakside yukarda sayılan belirti ve bulgular değişik şiddette ve sırada ortaya çıkar. Tansiyon düşmesi, solunum zorluğu ve bilinç kaybından herhangi birinin var olması ciddi anaflaksi geliştiğini gösterir ve mutlaka tedavi gerektiren bir durum olduğu için derhal acil servise başvurulmalıdır.</p>
<p> <br />
Ağız ve Boğazda Gelişen Alerji Sendromu</p>
<p>Özel bir gıda alerjisi türü. Belirtiler genellikle taze meyve ve sebzelerin yenmesinden hemen sonra lokal olarak ortaya çıkar. Dudaklar, dil, boğaz ve damakta kaşıntı, şişlik, uyuşma ve karıncalanma hissi olur. Bu durum çeşitli polenlere karşı alerjisi olan yani ilkbahar veya sonbahar aylarında mevsimsel olarak alerjik nezle ve/veya astım gelişen kişilerde görülür. Nedeni, bazı taze meyve ve sebzeler ile bazı polenlerin benzer alerjik yapılar taşımalarıdır. Dolayısı ile polene karşı tepki gösteren bu hastalar benzer yapıları nedeni ile bu gıdalara karşı da reaksiyon verirler. Anaflaksi gibi ağır bir tabloya genellikle neden olmaz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sifamerkezi.com/gercek-gida-alerjisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Alerjik rinit nedir?</title>
		<link>http://www.sifamerkezi.com/alerjik-rinit-nedir.html</link>
		<comments>http://www.sifamerkezi.com/alerjik-rinit-nedir.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Dec 2009 23:10:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alerji]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sifamerkezi.com/?p=91</guid>
		<description><![CDATA[Alerjik rinit nedir?   Alerjik rinit, burun mukozasının alerjik nedenli iltihabıdır. Özellikle alerjik yatkınlığı olan, atopik kişilerde görülür. Alerjik rinit çoğunlukla ömür boyu devam eden, fakat ileri yaşlarda şiddeti azalabilen bir hastalıktır. En sık rüzgarın havada uçurduğu polenlere bağlı olarak gelişmekle birlikte, herhangi bir alerjen tarafından da meydana getirilebilir. Kendiliğinden geçmesi oldukça nadirdir. Alerjik rinite yakalanmamanın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="size-thumbnail wp-image-92 alignleft" title="alerjimevsimibasladivd5" src="http://www.sifamerkezi.com/wp-content/uploads/2009/12/alerjimevsimibasladivd5-150x150.jpg" alt="alerjimevsimibasladivd5" width="150" height="150" />Alerjik rinit nedir?  <br />
Alerjik rinit, burun mukozasının alerjik nedenli iltihabıdır. Özellikle alerjik yatkınlığı olan, atopik kişilerde görülür. Alerjik rinit çoğunlukla ömür boyu devam eden, fakat ileri yaşlarda şiddeti azalabilen bir hastalıktır. En sık rüzgarın havada uçurduğu polenlere bağlı olarak gelişmekle birlikte, herhangi bir alerjen tarafından da meydana getirilebilir. Kendiliğinden geçmesi oldukça nadirdir. Alerjik rinite yakalanmamanın en etkin yolu bu hastalığa neden olan alerjenlerden uzak durmak ve bunun için gerekli tedbirleri almaktır. Bu yazıda sizlere alerji ve alerjik rinit hakkında genel bilgi vermeyi ve alerjik rinitten korunmak için almanız gereken pratik tedbirleri aktarmaya çalıştık.<br />
<span id="more-91"></span></p>
<p>Alerji nedir?<br />
Neler allerjiye yol açar?<br />
Alerjik rinit nedir?<br />
Alerjik rinite yol açan allerjenler nelerdir?<br />
Alerjik rinitin belirtileri nelerdir?<br />
Alerjik riniti olan hastalarda diğer alerjik hastalıklar da artmış mıdır?<br />
Alerjik rinit hangi yaşlarda görülür?<br />
Alerjik rinit tanısı nasıl konulur?<br />
Alerjik riniti olan hastaların alması gerekli tedbirler nelerdir?<br />
Alerjik rinitte tedavi nasıldır?<br />
Alerjik rinitin sonuçları nasıldır?<br />
Önemli Uyarılar</p>
<p>Alerji nedir?<br />
Alerji vücudun yabancı bir madde ile karşılaştığında buna karşı geliştirdiği bir yanıttır. Vücudun karşılaştığı yabancı maddeye antijen adı verilir. Alerjiye neden olan maddelere alerjen de denilmektedir. Alerjik reaksiyonlar vücudun belirli bir bölgesinde olabileceği gibi, yaygın da olabilir. Alerjik reaksiyonlarda en korkulan şey anafilaksi dediğimiz hayatı tehdit eden durumun gelişme riskidir, fakat bunun tüm alerjik reaksiyonlar içinde görülebilme sıklığı oldukça düşüktür.</p>
<p>Neler alerjiye yol açar?<br />
Günlük hayatımızda alerji nedeni olabilecek birçok alerjen ile karşılaşmaktayız. Özellikle sanayi ürünlerinin ve kimyasal madde kullanımının yaygınlaşması ile alerjik hastalıkların görülme sıklığı da giderek artmaktadır. Alerjenler çok çeşitlidir. Yiyecekler, havada uçuşan polenler, ev tozları ve bunların içinde gözle görülmeyen küçük canlılar, hayvan tüyleri, giyecekler, takılar, kimyasallar ve aklınıza gelebilecek daha birçok şey alerji etkeni olabilir. Alerjik reaksiyon kişiye özel bir durumdur. Farklı kişiler farklı maddelere farklı alerjik reaksiyonlar gösterebilirler veya hiç alerjik reaksiyon göstermeyebilirler. Alerjiye yatkınlık kalıtsaldır ve genetik faktörler rol oynar. Alerjenler alerjik rinit, alerjik konjüktivit, alerjik astım, kontak dermatit, ürtiker gibi birçok alerjik hastalığa neden olabilir.</p>
<p>Alerjik rinit nedir?<br />
Rinit burun iltihabı anlamına gelmektedir. Alerjik rinit alerji kaynaklı burun iltihabıdır. Alerjenlerin hava yolu mukozasına yapışarak iltihabi reaksiyonları başlatması ile meydana gelir. Belirli mevsimlerde (en çok polenlerin uçuştuğu bahar aylarında) ortaya çıkan tipine mevsimsel rinit denir. Mevsimsel alerjik rinit saman nezlesi olarak ta bilinir, fakat bu doğru bir terim değildir. Bir de alerjik rinitin tüm bir yıl boyunca süren tipi vardır ve perenial rinit olarak adlandırılır. Perenial rinitte neden, genellikle yıl boyunca ortamda bulunan hayvan tüyü, çeşitli kimyasallar veya ev tozu gibi alerjenlerdir.</p>
<p>Hangi allerjenler alerjik rinitte rol oynar?<br />
En sık olarak havada uçuşan polenler ve çevremizde bulunan ağaçlar alerjik rinite yol açar. Fakat benzer reaksiyon küf, hayvan tüyü, ev tozu ve akarları gibi alerjenlere karşı da gelişebilir. Rüzgarla havada uçuşan küçük polenlerin hava yolları mukozasına yapışarak alerjik olayı başlatması ile alerjik rinit meydana gelebilir. Bu alerjenler ebatlarından dolayı burun mukozasında yakalanır ve genellikle daha aşağılara inerek alt solunum yolu belirtileri oluşturmazlar. Fakat bu her zaman geçerli değildir. Bu reaksiyonları başlatan polenler kişiye ve yöreye göre farklılık gösterirler. Özellikle kuru ve rüzgarlı havalarda havadaki polen miktarı fazladır ve alerjik rinit görülme sıklığı artar.</p>
<p>Alerjik rinitin belirtileri nelerdir?<br />
Alerjen ile karşılaşıldığında özellikle ağız, burun, gözler,boğaz ve deride kaşıntı ortaya çıkar. Burun akıntısı ve gözlerin sulanması tipiktir. Burun tıkanıklığı ve koku almada güçlük ortaya çıkabilir. Bazen bu belirtilere hırıltılı solunum eşlik edebilir. Öksürük ve başağrısı da görülebilir.</p>
<p>Alerjik riniti olan hastalarda diğer allerjik hastalıklar da artmış mıdır?<br />
Alerjik rinit genellikle alerji yatkınlığı olan, atopik olarak adlandırılan kişilerde bulunur. Bu kişilerde diğer alerjik hastalıkların (egzema, ürtiker veya astım gibi) görülme sıklığı normal kişilere göre daha fazladır. Ayrıca ailesinde alerjik hastalık öyküsü olan kişilerde de alerjik rinit ve diğer alerjik hastalıkların görülme sıklığı daha fazladır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sifamerkezi.com/alerjik-rinit-nedir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Anestezi nedir?</title>
		<link>http://www.sifamerkezi.com/anestezi-nedir.html</link>
		<comments>http://www.sifamerkezi.com/anestezi-nedir.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Dec 2009 23:07:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alerji]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sifamerkezi.com/?p=87</guid>
		<description><![CDATA[Anestezi nedir? Anestezi öncesi değerlendirme nedir? Anestezi öncesi değerlendirmede hangi testler yapılır? Anestezi odasında neler vardır? Anestezi sırasında nasıl bir takip yapılır? Anestezi yöntemleri nelerdir? Genel anestezi nedir? Spinal ve epidural anestezi nedir? Sinir bloğu anestezisi nedir? Lokal anestezi nedir? Anestezi yöntemi nasıl seçilir? Önemli noktalar Anestezi nedir? Anestezi, ağrısız ve güvenli bir ameliyat için [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Anestezi nedir?<br />
<img class="size-thumbnail wp-image-88 alignleft" title="anestezi" src="http://www.sifamerkezi.com/wp-content/uploads/2009/12/anestezi-150x150.jpg" alt="anestezi" width="150" height="150" />Anestezi öncesi değerlendirme nedir?<br />
Anestezi öncesi değerlendirmede hangi testler yapılır?<br />
Anestezi odasında neler vardır?<br />
Anestezi sırasında nasıl bir takip yapılır?<br />
Anestezi yöntemleri nelerdir?<br />
Genel anestezi nedir?<br />
Spinal ve epidural anestezi nedir?<br />
Sinir bloğu anestezisi nedir?<br />
<span id="more-87"></span><br />
Lokal anestezi nedir?<br />
Anestezi yöntemi nasıl seçilir?<br />
Önemli noktalar</p>
<p>Anestezi nedir?<br />
Anestezi, ağrısız ve güvenli bir ameliyat için kişinin çeşitli ilaçlar yardımı ile ağrı duymasının engellenmesidir. Anestezi hem ameliyat sırasında kişinin ağrı duymasını engeller hem de ameliyatı yapan cerraha uygun çalışabileceği bir ortam yaratır. Günümüzde modern anestezi teknikleri ile hastalar çok az riskle konforlu olarak ameliyat olabilmektedirler. Anestezi, anestezi uzmanı doktor tarafından verilir.</p>
<p>Anestezi öncesi değerlendirme nedir?<br />
Anestezi uygulanması öncesinde anestezi uzmanı doktor hasta ile tanışır ve hastanın sağlık durumu ile ilgili değerlendirmeler yapar. Bu değerlendirme aşağıdaki başlıkları kapsar:</p>
<p>1. Hastanın genel sağlık durumu, varsa hastalıkları ile ilgili bilgi.<br />
2. Alerji durumu, ilaç allerjileri<br />
3. İlaç kullanımı<br />
4. Daha önce geçirdiği ameliyatlar, bu ameliyatlar sırasında kullanılan cerrahi yöntem ve anestezi tekniği hakkında bilgi.</p>
<p>Ameliyatın ve hastanın güvenliği için içinde bulunulan sağlık durumu çok önemlidir. Gerekirse, ameliyat öncesi var olan hastalıklar gözden geçirilir, ameliyata engel teşkil edip etmedikleri tartışılır, tedaviler yeniden düzenlenir. Kişinin önceden bilinen bir alerjisi varsa bunun anestezi doktoruna belirtilmesi gerekir. Özellikle ilaç alerjilerinin bilinmesi bu ilaçların ameliyat sırasında kullanılmasını ve olası bir alerjiye bağlı gelişebilecek sorunları önler. Kullanılmakta olan bazı ilaçlar kanamaya meyil yaparak ya da anestezide kullanılan ilaçlarla etkileşerek istenmeyen durumlara neden olabilir. Bu nedenle kullanılmakta olan bu tür ilaçların bilinmesi, gerekirse ameliyattan önce anestezi doktoru kontrolünde kesilmesi önemlidir. Daha önceki ameliyat ve anestezi tecrübesi de bilinmelidir ve öncesinde karşılaşılan zorlukların tekrar edebileceği riskine karşı hazırlıklı olunmalıdır.</p>
<p>Anestezi öncesi değerlendirmede hangi testler yapılır?<br />
Anestezi değerlendirmesinde öncelikle istenen tanı testleri şunlardır:</p>
<p>1.Akciğer filmi<br />
2.Elektrokardiyografi (genellikle 40 yaşından büyük hastalarda istenir)<br />
3.Kan sayımı, karaciğer ve böbrek fonksiyon testleri<br />
Anestezi hekimi isterse başka tetkikler de isteyebilir.</p>
<p>Ameliyat öncesi çekilen akciğer filmi ve elektrokardiyogram ile akciğer ve kalp hakkında kabaca bir fikir edinilir. Ancak hastada kronik bronşit, astım gibi bir akciğer hastalığı varsa solunum fonksiyon testi gibi bir ek test ya da kalp ile ilgili bir bozukluk varsa ekokardiyografi gibi kalbin fonksiyonlarını daha net gösteren ek testler gerekebilir. Kan sayımında hastada kansızlık olduğu tespit edilirse ameliyat öncesi düzeltilir, ameliyat sırasında olası bir kanama söz konusu ise hasta için torba kan hazırlanır. Hastanın ameliyat öncesi kan grubunun da biliniyor olması lazımdır.</p>
<p>Anestezi ilaçlarının bir kısmının karaciğer ve böbreğe yan etkileri olabilir. Bu nedenle anestezi öncesi karaciğer ve böbrek fonksiyon testleri ile bu organlar değerlendirilmeli, herhangi bir bozukluk durumunda bununla ilgili önlemler alınmalıdır. Anestezi öncesi yapılan görüşme, fizik muayene ve testlerle her hasta için ameliyat riski belirlenir. Ameliyat ve hastanın güvenliği için riski artıran faktörler düzeltilir.</p>
<p>Anestezi odasında neler vardır?<br />
Ameliyathanede anestezi için ayrılan bölümde anestezi ile ilgili şu araç ve gereçler bulunur; 1.Anestezi makinesi: Anestezi vermek amacı ile hastanın bilincini ve solunumunu durduran ilaçlar kullanılır. Hastanın bilinci ve solunumu kaybolduktan sonra, hayati fonksiyonların sürdürülmesi için anestezi makinası ile hasta yapay olarak solutulur. Bu makine yardımı ile hastaya oksijen ve anestezinin devamını sağlayan uyutucu gazlar verilir. Solunumun sağlanması için hastanın ağzından nefes borusuna bir tüp yerleştirilir. Bu olaya entübasyon denir.<br />
2.İlaçlar: Anestezi sağlanması için hastaya çeşitli ilaçlar verilir. Bu ilaçlar hastanın toplardamarlarından birine yerleştirilen musluklu bir iğne yolu ile dolaşıma karışır. Bu ilaçlarla hasta bilincini kaybeder, ağrı duyusu ortadan kaldırılır, ameliyatın rahatça uygulanabilmesi için karın kaslarının gevşemesi sağlanır.</p>
<p>Anestezi sırasında nasıl bir takip yapılır?<br />
Hasta ameliyathaneye alındığında göğüs cildine elektrotlar yerleştirilir. Böylece ekrandan kalp atışları ve ritmi kontrol edilir. Kola yerleştirilen bir manşon sayesinde kan basıncı takip edilir. Tırnak yatağına yerleştirilen hassas bir alet sayesinde kandaki oksijen miktarı takip edilebilir. Bazı gelişmiş aletler sayesinde kandaki karbondioksit miktarı da ölçülebilmektedir.<br />
Ameliyat boyunca kalp atımı, ritmi, kan basıncı, kandaki oksijen miktarı anestezi doktoru tarafından yakın bir şekilde izlenerek, bu parametrelerde gelişebilecek değişikliklere ilaçlarla anında müdahale edilebilir. Böylece güvenli bir anestezi sağlanmış olur.</p>
<p>Anestezi yöntemleri nelerdir?<br />
Anestezi yöntemleri; genel anestezi, spinal anestezi, epidural anestezi, sinir bloğu anestezisi ve lokal anesteziden oluşur.<br />
Seçilecek anestezi yöntemi hastanın genel sağlık durumuna, eşlik eden hastalıkların varlığına, ameliyat yerine göre belirlenir. Örneğin genel anestezi alması sakıncalı ve akciğer hastalığı olan hastada bir diz ameliyatı yapılacaksa bu belden aşağısının uyuşması ile sağlanan spinal anestezi ile yapılabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sifamerkezi.com/anestezi-nedir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Arı Alerjisi</title>
		<link>http://www.sifamerkezi.com/ari-alerjisi.html</link>
		<comments>http://www.sifamerkezi.com/ari-alerjisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Dec 2009 23:05:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alerji]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sifamerkezi.com/?p=84</guid>
		<description><![CDATA[ARI ALERJİSİ Tanım, Tarihçe ve Sıklık: Ortalama 1,5 cm boyunda olan arılar çiçeklerin özsuyunu toplayarak çok değerli bir besin kaynağı olan bal üretirler. Ayrıca çiçekler arasında polen taşıyarak bu çiçeklerin döllenmelerini ve meyve oluşumunu sağlarlar. Ancak, bu kadar yararlı olan bu canlıların bazı insanlar üzerinde çok korkutucu, hatta ölümcül etkileri olabilir. Bu durum, arı sokması [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>ARI ALERJİSİ<br />
<img class="size-thumbnail wp-image-85 alignleft" title="alternatif_61" src="http://www.sifamerkezi.com/wp-content/uploads/2009/12/alternatif_61-150x150.jpg" alt="alternatif_61" width="150" height="150" />Tanım, Tarihçe ve Sıklık:<br />
Ortalama 1,5 cm boyunda olan arılar çiçeklerin özsuyunu toplayarak çok değerli bir besin kaynağı olan bal üretirler. Ayrıca çiçekler arasında polen taşıyarak bu çiçeklerin döllenmelerini ve meyve oluşumunu sağlarlar. Ancak, bu kadar yararlı olan bu canlıların bazı insanlar üzerinde çok korkutucu, hatta ölümcül etkileri olabilir. Bu durum, arı sokması sonucu arının zehiri (venom) ile oluşan ve hızla ortaya çıkan alerjik reaksiyon (anafilaksi) olarak tanımlanır.<br />
<span id="more-84"></span><br />
Arı alerjisi, toplumda sık görülen ve ölümcül sonuçları nedeni ile dikkatleri üzerine çeken alerjik hastalıklardan biridir. Arı alerjisine ait ilk yazılı kayıtlar M.Ö. 2641 yılında Mısır Firavunu Menses&#8217; in yaban arısı tarafından sokulup ölmesine aittir. Dünyada yapılan çalışmalar sonucunda arı alerjisin görülme sıklığına ait değişik rakamlar vardır (% 0.5-5 gibi). Amerika Birleşik Devletleri&#8217; nde her yıl 40, Avrupa&#8217; da 20, Asya&#8217; da ise 10 civarında arı sokması sonucu ölüm vakası bildirilmektedir. Buna rağmen bir çok vakanın ise tanı alamadığı bilinmektedir. Ülkemizde yapılan çalışmalara göre ise arı alerjisi % 2-3 oranında görülmektedir. Arı alerjisi özellikle arıcılık ile uğraşan kişileri tehdit ediyor gibi gözükse de toplumun diğer bireyleri de bu durumdan nasibini alabilir. Arı alerjisi ile ilgili ciddi reaksiyonlar hemen her yaşta görülebilmekle birlikte sıklıkla ölümcül reaksiyonlar 20 yaş altında görülmektedir. Arı alerjisine ait ciddi reaksiyonlar erkeklerde iki kat daha sıklıkla görülmektedir.<br />
Dünya üzerinde bir çok arı çeşidi bulunmaktadır. En sık alerji sebebi olan arılar; bal arısı (Honey bee), sarı arı (Yellow jacket), ve eşek arıları (Wasp, Hornet)&#8217; dır.</p>
<p> <br />
Klinik Bulgular:<br />
Arı sokması sonucu en sık görülen, lokal reaksiyonlardır. Arı soktuğu anda iğne yerinde ani ve keskin bir ağrı duyulur, daha sonra bu bölge kızarır ve şişer. Genellikle herhangi bir müdahaleye gerek kalmaksızın bir-iki saatte, bazen bir gün içinde geriler. Daha nadir olarak bu reaksiyon 1 haftaya kadar uzayabilir. Bu kişilerde arıya ait alerji antikoru (IgE) saptanırsa tedavi gereksinimi doğar. Ağrı kesiciler ve buz kompresler, bazen de ağızdan anti-alerjikler yeterli olabilir. Arı alerjisi olmasa da çok fazla sayıda arı tarafından aynı anda sokulan kişilerde alerji dışında toksik reaksiyon oluşabilir. Bu hastalarda tansiyon düşmesi, şiddetli ağrılar, bulantı ve kusma gibi bulgular meydana gelebilir. Alerjik reaksiyonlar ise çok daha ciddi lokal ve genel reaksiyonlara neden olur. Reaksiyonlar arının sokması ile bulguların ortaya çıkkması arasında geçen zamana göre erken ve gecikmiş olarak ikiye ayrılır. Erken reaksiyonlar; arı soktuktan sonra genellikle 15 dakika içinde başlar ve bu süre ne kadar kısaysa, şiddeti de o derece fazladır. Sistemik reaksiyonlarda lokal reaksiyonlardan çok daha ciddi olan izole kurdeşen ve anjiyodemden anafilaksi, hatta ölüme kadar değişen reaksiyonlar görülebilir.<br />
Arı alerjisi özellikle arı tarafından birkaç kez sokulan ve genetik olarak yatkın kişilerde ortaya çıkar. Arı alerjisinin ortaya çıkması için genetik olarak alerjiye yatkın bireyin birden fazla kez aynı arı türü tarafından sokulması gerekmektedir. Yani ilk arı sokmasında alerjiye ait herhangi bir reaksiyon oluşmaz. Sadece arının soktuğu yerde arı zehirine ait şişlik, ağrı ve kızarıklık gibi bölgesel belirtiler olur. Ancak ilk defa alınan bu arı zehirine karşı, alerjik hastalığa yatkın kişilerde immünglobulin E dediğimiz alerji antikoru oluşur. Daha sonraki sokmalar sonucunda arı zehiri ile bu antikor arasındaki etkileşim sonucunda ölümcül sonuçlar doğurabilecek olan anafilaksi tablosu (arı alerjisi) ortaya çıkabilir. Arı alerjisi, ülkemizde özellikle arı yetiştiriciliğinin çok olduğu bölgelerde rastlanmakla birlikte diğer insanlarda da görülebilir. Örneğin; piknik yapılan yerlerde arı sokması sık rastlanılan durumlardan biridir ve maalesef dramatik sonuçlarla karşılaşmamıza sebep olabilir. Az önce de belirtildiği gibi arı alerjisinin gelişmesi için de kişinin daha önceden arı tarafından sokulmuş yani &#8220;duyarlılanmış&#8221; olması gerekir. Şu da bilinmlidir ki arı tarafından her tekrar sokulma maalesef reaksiyonun daha büyük boyutlarda karşımıza çıkmansa sebep olabilmektedir. Yani önceleri arı sokması sonucu sadece bölgesel kızarıklık, kaşıntı gibi şikayetleri olan hastalarda daha sonraki arı sokmaları sonucunda çok daha büyük reaksiyonlar oluşabilir. Bu nedenle arı alerjisi bulgusu veren hastaların en yakın zamanda bir alerji ve immünoloji uzmanı ile görüşmesi &#8220;hayat sigortası&#8221; anlamı taşır.<br />
Tanı ve Tedavi:<br />
Arı alerjisi varlığı deri testleri ve kan testleri (RAST) ile saptanabilir. Daha önceden arı tarafından sokulup ciddi reaksiyon görülen kişilere arı alerjisi aşısı uygulamak gereklidir. Bu tür tedaviler mutlaka bir alerji ve immünoloji uzmanı tarafından özel şartlar altında uygulanmalıdır. Arı alerjisi olduğu kanıtlanan ve daha önceden ciddi reaksiyon hikayesi olan kişilere uygulanan arı alerji aşısı (immünoterapi) neredeyse % 100 tedavi sağlayan bir yöntemdir. Bunun dışında arı alerjisi olan kişiler mutlaka yanlarında bu durumu belirtir bir künye taşımalıdır. Ayrıca kendi kendilerine uygulayabilecekleri adrenalin enjektörlerini (EpiPen® ve Fastject® gibi) mutlaka yanlarında taşımalıdırlar. Arı sokmasından hemen sonra elbise üzerinden dahi yapılabilen bu enjeksiyon hastaya bir hastaneye gidinceye kadar zaman kazandırır ve hatta hayat kurtarıcı olabilir. Tüm bunların yanında arı alerjisi olan hastalar yanlarında anti-alerjik ilaçlar ve kortizon iğneleri bulundurmalıdırlar. Bunların hepsi hızlı bir şekilde alınacak profesyonel yardıma kadar hastaya yaşam desteği şansı sağlar.<br />
Özellikle yaz aylarını yaşamaya başladığımız şu dönemlerde arı sokması açısından en riskli zamanları yaşamaktayız. Bu nedenle arı alerjisi olan kişilerin, hatta alerji riski taşıyan kişilerin arı sokmalarından korunmak için alabileceği çok basit önemleler bulunmaktadır. Bunlar aşağıda belirilmiştir.<br />
Arı Alerjisi Olanlara Öneriler<br />
&#8221; Yazın pazar alışverişi yapmayın, bahçede dolaşmayın,<br />
&#8221; Açık yerlerde yemek veya meyva yemeyin, hoş kokulu meyva suyu, gazoz içmeyin,<br />
&#8221; Piknik yapmayın,<br />
&#8221; Parfüm, deodorant, kolonya sürmeyin,<br />
&#8221; Güzel kokulu sabun, şampuan kullanmayın,<br />
&#8221; Parlak renkli, çiçekli elbise giymeyin,<br />
&#8221; Çiçek toplamayın, çiçek takmayın,<br />
&#8221; Tatile gittiğinizde etrafta arı kovanı olup olmadığını araştırın,<br />
&#8221; Yaban arısını kovanı civarında öldürmeyin, bu arıdan salınan kokular diğer arıları üzerinize çeker,<br />
&#8221; Çıplak ayakla yürümeyin, mümkünse dışarıda uzun kollu ve paçalı giyisiler giyin ve kahverengi giyisileri tercih edin, arılar kahverengini sevmez. Bahçe ile uğraşmanız gerekiyorsa şapka ve eldiven kullanın,<br />
&#8221; Terli olmak bütün böcekler için çekicidir, riskli bölgelerde terli olmamaya özen gösterin,<br />
&#8221; Eşek arısı saldırgan, bal arısı sakindir; ancak, sıcak havalarda her ikisi de saldırgan olacağı için bu havalarda dikkatli olun,<br />
&#8221; Sizi bal arısı sokarsa iğnesini büyüteç ve çımbızla almaya çalışın, veya başka birinden yardım isteyin.<br />
&#8221; Antialerjik ilaçları devamlı yanınızda bulundurun.<br />
&#8221; Daha önceden şiddetli arı alerjisi geçirmiş kişilerin yanında her zaman EpiPen® taşıması gereklidir. Epipen® kendi kendinize uyluk üst kısmından uygulayabileceğiniz bir enjeksiyondur. Epinerfin içerir. Epinefrin anafilaktik şokta kullanılan en önemli ilaçtır.<br />
Arı sokması halinde;<br />
&#8221; Sokma yerinin üstünden bandaj uygulayın, bu bandajı her 10 dakikada bir 3 dakika kadar gevşetin,<br />
&#8221; Sokma yerine soğuk uygulayın,<br />
&#8221; Anti alerjik ilaçları uygulayın,<br />
&#8221; Elinizde adrenalin veya EpiPen® varsa kullanın,<br />
&#8221; EN KISA ZAMANDA DOKTORA ULAŞIN…</p>
<p> </p>
<p> <br />
Sağlıklı günler dileğiyle&#8230;<br />
Doç. Dr. Cengiz KIRMAZ<br />
Uzm. Dr. Papatya Bayrak DEĞİRMENCİ</p>
<p>Alıntı<br />
<a href="http://www.alerjiklinigi.com/alerjen.html">http://www.alerjiklinigi.com/alerjen.html</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sifamerkezi.com/ari-alerjisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Astım nedir?</title>
		<link>http://www.sifamerkezi.com/astim-nedir.html</link>
		<comments>http://www.sifamerkezi.com/astim-nedir.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Dec 2009 23:04:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alerji]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sifamerkezi.com/?p=81</guid>
		<description><![CDATA[Astım nedir? Kaç çeşit astım vardır? Astım kimlerde görülür? Astımı ortaya çıkaran etkenler nelerdir? Astım belirtileri nelerdir? Astım tanısı nasıl konulur? Astım tedavisinde kullanılan ilaçlar nelerdir? Astımdan korunmanın yolları var mıdır? Acil durumlar Astım atağının belirtileri Önemli Uyarılar Astım nedir? Astım kronik bir havayolu hastalığıdır. Astımda, hava yollarında daralma ve hava yollarının duyarlılığında artma vardır. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Astım nedir?<br />
<img class="size-thumbnail wp-image-82 alignleft" title="astim" src="http://www.sifamerkezi.com/wp-content/uploads/2009/12/astim-150x150.jpg" alt="astim" width="150" height="150" />Kaç çeşit astım vardır?<br />
Astım kimlerde görülür?<br />
Astımı ortaya çıkaran etkenler nelerdir?<br />
Astım belirtileri nelerdir?<br />
Astım tanısı nasıl konulur?<br />
Astım tedavisinde kullanılan ilaçlar nelerdir?<br />
Astımdan korunmanın yolları var mıdır?<br />
Acil durumlar<br />
<span id="more-81"></span><br />
Astım atağının belirtileri<br />
Önemli Uyarılar</p>
<p>Astım nedir?<br />
Astım kronik bir havayolu hastalığıdır. Astımda, hava yollarında daralma ve hava yollarının duyarlılığında artma vardır. Bu durum sürekli değildir, alevlenmeler ve düzelmelerle seyreder. Düzelme bazen tedavi ile, bazen de kendiliğindendir. Ülkemizde yapılan araştırmalar sonucunda çocukların yaklaşık %5-8, erişkinlerin de yaklaşık %2-4&#8242;ünde astım hastalığı olduğu tahmin edilmektedir. Bu oranlar şehirlerde ve sahil kesiminde daha da yüksek bulunmuştur.</p>
<p>Kaç çeşit astım vardır?<br />
Astım tüm yaş gruplarında görülebilen bir hastalıktır. Görülme sıklığı açısından kadınlar ve erkekler arasında farklılık yoktur. Astım hastalarının çoğunda ilk belirtiler çocukluk döneminde ortaya çıkar. Bu dönemde astım tanısı konulan hastaların bir kısmı, erişkin dönemde tamamen iyileşebilir, ya da hastalık devam edebilir. Belirtiler kaybolup, sonra ileri yaşlarda tekrar ortaya çıkabilir. Astımlı hastaların az bir kısmında ise belirtiler yaşlılık döneminde ilk defa ortaya çıkabilir.</p>
<p>Astım kimlerde görülür?<br />
Astım tüm yaş gruplarında görülebilen bir hastalıktır. Görülme sıklığı açısından kadınlar ve erkekler arasında farklılık yoktur. Astım hastalarının çoğunda ilk belirtiler çocukluk döneminde ortaya çıkar. Bu dönemde astım tanısı konulan hastaların bir kısmı, erişkin dönemde tamamen iyileşebilir, ya da hastalık devam edebilir. Belirtiler kaybolup, sonra ileri yaşlarda tekrar ortaya çıkabilir. Astımlı hastaların az bir kısmında ise belirtiler yaşlılık döneminde ilk defa ortaya çıkabilir.</p>
<p>Astımı ortaya çıkaran etkenler nelerdir?<br />
Astımlı hastaların, herhangi bir neden yokken ya da bazı uyaranlarla karşılaştıklarında şikayetleri oluşabilir. Özellikle egzersiz yapma, soğuk hava, parfüm ve sigara dumanı astım krizini başlatabilir. Alerjik kişilerde alerjenlerle karşılaşma, polenler, ev tozları ve özellikle hayvanların tüylerinde yerleşen küçük canlılar nedeni ile atak başlayabilir. Solunum yolları enfeksiyonları, özellikle sinüzit, astım belirtilerinin şiddetlenmesine neden olabilir. Bazı ilaçlar da astım belirtilerinin ortaya çıkmasına yol açabilir. Bundan dolayı astım hastalarının ilaç kullanımı öncesi doktorlarına danışmaları gerekmektedir. Psikolojik faktörler astım belirtilerinin ortaya çıkartabilir. Kadınların adet dönemlerinde astımlarının şiddetlendiği gözlemlenmiştir. Gebelikte astım şiddeti azalabilir, bazılarında ise artabilir. Astım tanısı olan gebeler bu dönemde her ay düzenli olarak kontrole gitmeli ve doktorun önerilerine sıkı bir biçimde uymalıdırlar. Gebelikte astımın tedavi edilmemesi bebekte oksijen azlığına, düşük doğum ağırlığına ve düşüklere neden olabilir.</p>
<p>Astım belirtileri nelerdir?<br />
Astımın en sık görülen belirtisi nefes darlığıdır. Nefes darlığı herhangi bir neden yokken, bazen de parfüm, sigara dumanı, yemek kokuları gibi kokularla, soğuk, egzersiz ve alerjenle karşılaşıldığında aniden başlar. Gece sabaha karşı olan, uykudan uyandıran nefes darlığı tipiktir. Bronş genişletici ilaçlar kullanıldığında nefes darlığının geçtiği görülür. Nefes darlığı özellikle ilkbahar ve sonbahar aylarında görülür. Astımda dışarıdan da duyulabilen ıslık sesine benzeyen hırıltılı solunum mevcuttur. Ayrıca göğüste baskı tarzında rahatsız edici bir his olabilir. Astımda en sık görülen şikayetlerden birisi de öksürüktür. Öksürük bazen astımın tek belirtisi olabilir. Astımdaki öksürük inatçı ve kuru bir öksürüktür. Bazen, öksürüğe koyu kıvamda az miktarda bir balgam eşlik edebilir. Beraberinde boğazda kaşıntı hissi olabilir. Ancak öksürüğün astım dışında da pek çok nedeni vardır. Özellikle sinüzit ve mideden yemek borusuna geri kaçış (gastroözofajiyal reflü hastalığı) gibi durumlarda da bu tarz öksürük görüldüğünden, astım testleri yapılmadan tanı konulmamalıdır.</p>
<p>Astım tanısı nasıl konulur?<br />
Solunum fonksiyon testi: Astımdan şüphe edilen hastada öncelikle solunum fonksiyon testi denilen üfleme testi yapılır. Bu test ile hastada hava yolu daralması varsa gösterilebilir. Test sırasında hava akımında sınırlanma belirlenmişse bronş genişletici ilaçlarla test tekrarlanır. Bu ilaçlarla hava akımında düzelme ve hava yollarında genişleme olursa astım olduğu düşünülür. Astımdaki hava yolu darlığı sürekli olmadığından test yapıldığı sırada sonuç tamamen normal olabilir. Bu tür hastalarda hava yollarını uyaran çeşitli ilaçlar kullanılarak test tekrarlanır.<br />
Akciğer grafisi: İlk muayene sırasında yapılması gerekli bir tetkiktir. Astımda normal olabilir. Atak sırasında çekilen grafilerde astımla ilgili bulguların görülme olasılığı daha yüksektir.<br />
Alerji testleri: Alerji hikayesi olan hastalara yapılır. Bu testlerde kişinin hayvan, polenler, ev tozu, hamam böceği ve mantarlara alerjisi varsa belirlenir. Alerjik astımı olan kişilerde bu testin önemi büyüktür. Sonuca göre gerekli öneriler verilir, böylece hastanın alerjenden uzak kalması sağlanır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sifamerkezi.com/astim-nedir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocukluk çağında “alerji”</title>
		<link>http://www.sifamerkezi.com/cocuk-alerjisi.html</link>
		<comments>http://www.sifamerkezi.com/cocuk-alerjisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Dec 2009 23:02:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alerji]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sifamerkezi.com/?p=79</guid>
		<description><![CDATA[Çocukluk çağında “alerji” Sayın anne ve babalar, Çocukluk çağında “alerji” oldukça sık görülen bir hastalık grubunu oluşturmaktadır. Bu hastalık grubu deri, göz, burun, bronşları, barsakları tutabilmektedir. Bu kadar geniş bulgu yelpazesine sahip olduğu için hastalığın ağırlığına göre bir çok hastalığı taklid edebilmektedir. Bu nedenlidir ki çok sıklıkla bu çocuklarımız teşhiş (tanı) konulamamaktadır. Hatta yanlış teşhisler [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çocukluk çağında “alerji”<br />
<img class="size-thumbnail wp-image-78 alignleft" title="461375DS" src="http://www.sifamerkezi.com/wp-content/uploads/2009/12/astim7-150x150.jpg" alt="461375DS" width="150" height="150" />Sayın anne ve babalar,<br />
Çocukluk çağında “alerji” oldukça sık görülen bir hastalık grubunu oluşturmaktadır. Bu hastalık grubu deri, göz, burun, bronşları, barsakları tutabilmektedir. Bu kadar geniş bulgu yelpazesine sahip olduğu için hastalığın ağırlığına göre bir çok hastalığı taklid edebilmektedir. Bu nedenlidir ki çok sıklıkla bu çocuklarımız teşhiş (tanı) konulamamaktadır. Hatta yanlış teşhisler konulmakta ve yanlış hekimlerce izlenmektedir. Şu ana kadar ki çocuk alerji uzmanlığım döneminde gördüm ki bu hatalar en sıklıkla bu hizmetin en iyi yapılabileceği kentsel ortamda olmaktadır.<br />
<span id="more-79"></span><br />
Bunun faturası da çocuğunun sorunu ile baş edememenin verdiği vicdan azabı ile kıvranan başta annelerimizin ve sonra babalarımızın ızdırabı, acısı, karamsarlığı, umutsuzluğu, yaşam kalitesinin bozukluğu olarak çıkmaktadır. Ve belki de en önemlisi teşhis edilemeyen hastalığın çocuğun büyüme evresinde onda bırakacağı sekeller, yanlış tedaviler ile verilen organik ya da ruhsal zararlardır.<br />
Bu nedenlerledir ki, bu sitenin kurulma amacı karşılıksız olarak çocukluk çağındaki tüm alerjik hastalıklar ve alerjik hastalıkla ilgili diğer organ tutuluşlarına (üst ve alt solunum yolu, bağışıklık sistemi….) ait bulgular, teşhis yollarını, tedavi önerilerini sizlerin anlayabileceği dilde verebilmek, anne babaların soru ve sorunlarını paylaşmak, onlara elden geldiğince yanıt verebilmektir. Buradaki bilgilerin hiçbir şekilde kendi başına tedavi etmede kullanılmaması önerilir. Bu nedenle uzmanına başvurmaksızın yapılan tedavi ve girişim sonuçlarından sorumluluk kabul edilmeyecektir.<br />
Sevgili çocuklarınız ile birlikte huzurlu bir ömür dilerim.<br />
 <br />
Doç. Dr. Hasan YÜKSEL</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sifamerkezi.com/cocuk-alerjisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
