AKCİĞERLER:
Göğüs boşluğunda yer alan sağ ve sol akciğerlerin arasındaki boşluğa mediasten denilir ve burada kalple, akciğere giren çıkan damarlar bulunur. Sağ akciğer, altında yer alan karaciğerin yukarı doğru itmesi nedeniyle, sol akciğere göre daha yukarıdadır. Sol akciğerde, kalbin baskısı nedeniyle, sağ akciğere göre daha küçüktür. Akciğerlere giren ana bronşlar, birçok dallara bölünerek ağaç görünümü oluştururlar.
Dallanma : Bronşlarèbronşiyollerèterminal bronşiyallerèalveol kanallarıèalveoller, şekildedir.
Alveoller (hava kesecikleri), üzüm salkımı üzerindeki taneciklere benzerler. Çok katlı epitel hücrelerinden oluşan alveollerin çeperi, zengin kılcal damarlarla çevrelenmiştir. Dolaşımdaki kan ile akciğer arasındaki gaz(oksijen-karbondioksit) alış verişi bu bölümde gerçekleşir.
Akciğer yüzeyi, PLEVRA adı verilen ve iki kattan oluşan seröz zar ile kaplıdır. Plevranın, akciğeri saran kısmına VİSSERAL PLEVRA, göğüs kafesine yapışan kısmına ise PARİYETAL PLEVRA denilmektedir. Plevranın iki katı arasında, visseral plevra tarafından salgılanan ve kayganlığı sağlayan bir sıvı vardır;bu sıvı her iki plevra katı tarafından geri emilir. Visseral ve pariyetal plevra arasında negatif (-100 mmHg) basınç vardır. Bu basınç solunum fizyolojisinde önemli rol oynar. Negatif basıncı vakum (çekme/emme) etkisi gibi düşünebilirsiniz; bu emme etkisi sayesinde plevranın iki katı, sanki arada boşluk ya da sıvı yokmuş ve birbirlerine yapışıkmış gibi dururlar. Negatif basıncın oluşumu: visseral plevra tarafından sürekli salgılanan sıvının her iki plevra tabakası tarafından geri emildiğini belirtmiştik, işte plevra kapillerleri tarafından gerçekleştirilen bu emiş gücü negatif basıncı yaratmaktadır ve akciğerler de bu şekilde göğüs duvarına (pariyetal plevraya) doğru çekilirler. Göğüs duvarında meydana gelebilecek ve akciğerin etkilendiği, herhangi bir delinme ya da kesik plevra boşluğundaki negatif basıncı yok edeceğinden (emme gücü nedeniyle dışarıdan içeriye çok kısa sürede hava emileceğinden) akciğerler büzüşür (kollabe olur).
Akciğerlerin büzülmesini önleyen diğer bir madde SURFAKTANdır. Alveollerin çeperini oluşturan epitel hücrelerinden salgılanan surfaktan, lipoprotein yapısındadır. Bazı yenidoğan bebeklerde, özellikle vaktinden önce doğanlarda, surfaktan yeterince salgılanmadığında, hyalin membran ve solunum güçlüğü sendromu denilen sorunlar görülür.
AKCİĞERLERİN HACİM (VOLUM) VE KAPASİTELERİ:
Akciğer hacmi, erkeklere oranlandığında, kadınlarda % 20-25 daha düşüktür. Yine hacim ve kapasiteler vücut iriliğine göre farklılık gösterir, iri yapılılarda daha fazla iken kısa boylu, ince kişilerde daha düşüktür. Hesaplamak için : ( kişinin kilosu x 10 ) bize bir fikir verebilir: 60 kg x 10 = 600 ml . Acil bakımda bunun anlamı: 60 kiloluk birisini solutmanız gerektiğinde hacmı 600 ml ;100 kiloluk bir kişide ise 1000 ml olarak ayarlamanız gerekir. Ya da, küçük çocukta erişkin ambusu(elle solutma esnasında kullandığımız maskenin balonu) kullanmaz veya ambuyu sıkarken basıncı ona göre ayarlarsınız.
SOLUNUM HACMİ (TİDAL VOLÜM) : Her soluk alışta akciğerlere giren ve her soluk verişte akciğerlerden çıkan hava miktarıdır. Normal koşullarda, sağlıklı erişkin bir erkekte bu miktar ortalama 500 ml ‘dir (biraz önce anlatılan, vücut büyüklüğüne göre hacımlar hep aklınızda bulunsun).
İNSPİRATUAR REZERV HACMİ : Normal soluk almanın dışında, çok derin nefes alındığında, akciğerin en fazla alabileceği hava miktarıdır. Normal koşullarda, sağlıklı erişkin bir erkekte bu miktar ortalama 3000 ml ‘dir
EKSPİRATUAR REZERV HACMİ : Normal soluk vermenin dışında, çaba harcanarak verilebilecek en fazla hava miktarıdır. Normal koşullarda, sağlıklı erişkin bir erkekte bu miktar ortalama 1100 ml ‘dir.
RESİDÜEL HACİM : Çok zorlanarak verilen soluğa (ekspiratuar rezerv hacmine) rağmen, akciğerde kalan hava miktarıdır. Normal koşullarda, sağlıklı erişkin bir erkekte bu miktar ortalama 1200 ml ‘dir.
ANATOMİK ÖLÜ BOŞLUK : Solunan hava doğrudan alveollere gitmez. Solunan hava, alveollere gidene kadar iletici soluk yolları olarak adlandırılan ağız, burun, boğaz, farenks, larenks, trakea, bronş, bronşiyollerde oyalanır. Buralarda gaz alışverişi olmadığından, iletici soluk yollarındaki hacme “anatomik ölü boşluk hacmi” denilmektedir.
Kapasite, akciğer hacimlerinin ikisinin veya birkaçının birleştirilmesi olayıdır.
TOTAL AKCİĞER KAPASİTESİ : Akciğerlerin, mümkün olduğunca derin soluk alındığında, en fazla genişleyebileceği hacimdir, ortalama 5800 ml’dir.