Archive for Aralık, 2009

BULAŞICI HASTALIKLAR VE HIV

Pazartesi, Aralık 28th, 2009

Enfeksiyonlardan korunma yöntemlerini gösteren tablo için tıklayınız. Bulaşıcı hastalıklar, genelde acil bakım gerektirmez. Ancak, acil bakım gereken durumlarda, hastanın bulaşıcı hastalığı olursa, Paramedik açısından bu, iki nedenden dolayı önemlidir. Birincisi, kendisini korumak; ikincisi ise, başkalarını çapraz enfeksiyonlardan korumaktır. İşte bu iki nedenden dolayı, Paramedik özellikle bazı bulaşıcı hastalıkları, onlardan korunma yollarını bilmek zorundadır. Paramedik kendisini [...]

BULAŞICI HASTALIKLARDAN KORUNMA

Pazartesi, Aralık 28th, 2009

BULAŞICI HASTALIKLARDAN KORUNMA Hastane öncesi acil bakım personelinin bulaşıcı hastalıkların yayılma yollarını ve özelliklerini çok iyi anlamaları gerekir. Bir paramedik olarak, yukarıda anlatılan enfeksiyon zincirinin kırılmasında, sizin sorumluluğunuz çok fazladır. Hastalıkların, hastadan hastaya, hastadan kendinize, hastadan meslektaşınıza ya da ailenize; özellikle de solunum yolu ve kan yoluyla bulaşmasını önlemek üzere, gerekli önlemlerin alınması ve ambulansın [...]

ÇOCUKLUK ÇAĞI HASTALIKLARI

Pazartesi, Aralık 28th, 2009

Çocukluk çağı hastalıkları solunum yolundan (tükürük, balgam, sümük, burun akıntısı gibi salgılarla) öksürme sonucu damlacık yoluyla yayılırlar. Eğer sağlık personeliyseniz, çocukluk çağı hastalıklarını geçirmişseniz, sizin için sorun yok demektir. Bu durumda sadece çapraz enfeksiyonu önlemek için önlem almalısınız. Eğer geçirmediğiniz bir hastalık söz konusu ise, çocuğa veya kendinize maske takarak, hastalıktan korunun. Bayansanız kızamıkçık, erkekseniz [...]

Kazalar

Pazartesi, Aralık 28th, 2009

DALMA KAZALARI Dalma ile ilgili iki ciddi problem: 1- Barotravma (orta kulak ve akciğer barotravmaları) ve 2- Dekompresyon hastalığıdır.  1- AKCİĞER BAROTRAVMASI (=HAVA EMBOLİSİ) :  İniş sırasında akciğerler basınç nedeniyle büzüşür (rezidüel hacme kadar). Akciğerlerin daha fazla sıkışması barotravmaya neden olur. Tüple dalan kişi derinde soluduğu havayı (örnek: dalgıç 30 metre derinlikte 6 litre hava [...]

Deri Yolu Zehirlenmeler

Pazartesi, Aralık 28th, 2009

DERİ YOLU ZEHİRLENMELERİ Kremler, tozlar, sıvılar ile temas sonucu, ya da ısırma, sokma, enjeksiyon ile meydana gelir. Etkilenme durumuna göre yerel veya genel belirtiler görülebilir. İlkyardım: * Etken madde krem veya toz şeklindeyse, bol akan su ile yıkanır; yara varsa üzeri steril gazlı bezle kapatılır. * Yerel belirtiler giderek yayılıyor ve genel belirtiler görülüyorsa, kişi [...]

BAZI DEZENFEKTANLAR VE ANTİSEPTİKLER

Pazartesi, Aralık 28th, 2009

BAZI DEZENFEKTANLAR VE ANTİSEPTİKLER ALKOL ( ETİL ALKOL) : Vejetatif (çoğalma özelliğine sahip, sporsuz) bakterilere bakterisit etkilidir. %95 lik etil alkol tüberkülosittir. % 70 lik solüsyonu antiseptik olarak kullanılmaktadır. Proteinleri çökeltmesi nedeniyle, açık yarada ve mukozada kullanılmaz. Merceklerin yapısını bozduğu, polietilen plastik tüpleri sertleştirdiği ve metallerin paslanmasına neden olduğu için dezenfektan olarak tercih edilmez.

ARTERİYOSKLEROZ

Pazartesi, Aralık 28th, 2009

Kolesterol ve benzeri yağlar, arter duvarında birikir. Sürekli birikim sonucunda damarların genişleme yeteneği bozulur ve damar çeperi daralır. Hatta bazen bu birikim sonucunda damar tümüyle tıkanabilir. Bu birikim nedeniyle bozulan damarda arteriosklerozdan söz edilir. Arteriyoskleroz, vücuttaki tüm arterlerde görülebilir. Buna bağlı oluşan Koroner Arter Hastalığı nedeniyle ölüm oranının yılda 700.000 kişinin üzerinde olduğu sanılıyor. En [...]

Mikroorganizmalar

Pazartesi, Aralık 28th, 2009

ASEPSİ-ANTİSEPSİ Mikroorganizmalar, bulundukları ortamın koşulları uygun olduğu takdirde kolaylıkla çoğalırlar. Uygunsuz koşullarda ise ya ölürler ya da durağan hale geçerek, çoğalmak için uygun koşulların oluşmasını beklerler. Yüksek organizma hücrelerine göre, mikroorganizmalar uygunsuz koşullara çok daha dayanıklıdır. Ortam koşullarının mikroorganizmalar üzerindeki etkisine örnek verecek olursak; bir etken, uygun şiddet ve miktarda olumlu etki yaparken, uygunsuz şiddet [...]

ASİT – BAZ DENGESİ

Pazartesi, Aralık 28th, 2009

Besin maddelerinin oksidasyonu sonucunda karbondioksit ve bazı asitler ortaya çıkar ( Glikozè C6H1206 + 6 O2 è 6 CO2 + 6 H2O + Enerji ). Yine bu reaksiyonlar sonucunda günde ortalama 1-1.5 mEq/kg hidrojen iyonu oluşur; bu iyonlar böbreklerden atılır ya da vücut sıvılarındaki bikarbonat (HCO3-) ile tamponlanarak uzaklaştırılır. Vücut sıvılarında H+ iyonunun artmasına ASİDOZ, [...]

ASTIM

Pazartesi, Aralık 28th, 2009

Hastanın duyarlı olduğu (alerjik) bir maddeye gösterdiği tepki(reaksiyon) nedeniyle soluk yolunda oluşan kasılma(spazm) ve mukus salgılanmasında(sekresyonunda) artma olayıdır. Atak halinde ortaya çıkar. Ataklar arasında hasta normaldir. En şiddetli tepki anaflaktik şoktur. Atak: bir etkene bağlı olarak hastalığın tüm belirti ve bulgularının birden bire ortaya çıkması ve etkenin etkisi geçtiğinde hastanın düzelmesi durumudur